Sosyal medya hesabını çaldırmak....

Mesaj ya da e-posta olarak gönderilen bir bağlantıya giriş yaparak ya da onay vererek sosyal medya hesap şifresini veya banka kredi kartı şifresini dolandırıcılara kaptıran, adına sahte sosyal medya hesabı açılan veya kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılara para veya altın gibi değerli varlıklarını korkuyla teslim eden mağdur kişiler ve olaylarla karşılaşıyordum. Çoğu zaman, buna da inanılır mı? Bu kadar da saf mı olunur? diye değerlendirdiğim olaylar, kişiler oluyordu. Ancak, benzer olay benim de başıma gelince, bu olayların saflıkla, bilgiyle, eğitim ve tecrübe ile bir alakası olmadığını anlamış oldum.

30 Nisan Cuma gecesi saat 22.30 sularında Instgram hesabıma direkt mesaj olarak gönderilen “Telif hakkı ihlali uyarısı” içeren bir mesajla başladı benim olayım. Mesajda, telif hakkı ihlaline ilişkin hakkımda şikayet olduğu, eğer itiraz etmez isem hesabımın 24 saat içerisinde kapatılacağı belirtiliyordu. Gelen mesaj, tıpkı Instagram’dan gönderilmiş gibiydi. Göndericiyi, tekrar tekrar inceledim, Instagram isim uzantılı idi. Yazdığım yazılarla ilgili bir telif ihlali mi yaptım diye düşünerek, mesaj ekindeki formu, hesabım kapatılmasın diye, içimde bir kuşkuyla maalesef doldurdum.

Formu doldurduktan sonra Instagram hesabımda bir gariplikler olmaya başladığını, hesabımın bağlı olduğu e-posta adresime gelen mesajlardan anladım. Önce, hesabımın bağlı olduğu telefon numaram, ardından e-posta adresim ve sonrasında Instagrama giriş güvenlik ayarlarım değiştirildi. Bunları öğrenip, hesabımı kurtarmak için hamle yapsam da, maalesef hesabımı kurtaramadım ve dakikalar içerisinde Instagram hesabım çalınmış oldu.
Arkadaşlarımın, takipçilerimin zarar görmemesi, onların mağduriyetini önlemek amacıyla, diğer sosyal medya hesaplarımdan hemen duyurular yaparak, hesabımdan yapılacak paylaşımlar ile gönderilebilecek mesajlara itibar edilmemesini istedim. Hatta, hesabımı takiplerinden çıkarmayı, engellemelerini ve işlevsiz kılmak için Instagrama şikayet etmelerini önerdim.

Ertesi gün, hesabımı ele geçiren dolandırıcılar, kripto para yatırımı ile büyük kazançlar elde etmişim gibi benim adıma paylaşımlar yaprak, takipçilerimi parasal yönden tuzağa düşürmeye, dolandırmaya yönelik ilk hamlelerini yaptılar. Ardından, bana direkt mesaj yoluyla gönderdikleri “Telif hakkı ihlali uyarısı” içeren tuzak duyuruyu hikayemde paylaşarak, takipçilerimin hesaplarını ele geçirmeye çalıştılar. Sonradan gördüğüm mesaj yazışmalarından, dolandırıcıların yaklaşık 50 ayrı takipçi arkadaşım ile mesaj yoluyla (benmişim gibi) yazışıp, onları ikna etmeye çalıştıklarını fark ettim. Maalesef bazı arkadaşlarımın hesaplarının ele geçirildiğini, üzülerek öğrendim.

Bu gelişmeler yaşanırken, bir yandan, hesabımı geri kurtarmak için uzman kişiler ve benzer dolandırıcılıklar ile karşılaşan kişiler ile sürekli görüşüp, onların bilgi ve önerilerinden yararlanmaya çalışırken, bir yandan da olayın adli boyutu nedeniyle, polis ve savcılık ile irtibat kurmaya çalıştım. Bilgilerine başvurduğum polis arkadaşlarım, konu ile ilgili mutlaka savcılığa müracaat etmem gerektiğini vurguladılar. Bunun üzerine, ertesi gün, yani 01 Mayıs Cumartesi günü saat 15.30 sularında bir taksiye binerek, ikametgahımın bulunduğu Bakırköy Adliyesi’ne gittim. Devletin adliye binasından içeri girmeyi (uzun uğraşlar sonucu) başaran bir vatandaş olarak, devletin nöbetçi savcısına ulaşma başarısından sonra, olayı anlatıp, müşteki sıfatıyla ifade verdim. Sonrasında, 06 Mayıs Perşembe günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne ulaşarak, orada büyük bir özveri ile görev yapan, beni nezaketle karşılayan polis arkadaşlarıma, ek deliller sunarak, yine ifade verdim.

Bu arada, hesabımı geri alabilmek için Instagram ile yaptığım bireysel yazışmalara, dönüş olmamıştı. Zaman açısından bu işlemlerin uzun sürebileceği, hatta, hesabımı geri almamın çok zor olduğu, bazı arkadaşlarım tarafından ifade edilmişti. Ben ise, takipçi arkadaşlarımın ya da takip ettiğim hesap sahiplerinin zarar görmesinden, onların mağduriyet yaşamasından endişe ve üzüntü duyuyordum. Bu nedenle, hesabımı bir an önce geri almak veya tamamen kapattırmak istiyordum. Bu duygu ve düşünceleri yaşarken, yurtdışında, bir başka sosyal medya platformunda üst düzey yönetici pozisyonunda bulunan Yeğenimin özel ilgi ve uğraşı sayesinde, dün, yani 07 Mayıs Cuma günü itibariyle (yaklaşık bir hafta sonra) hesabımı geri almayı başardım. Tabi ki çok mutlu oldum. Çünkü, sizden çalınan, size ait ve size özel bir şeye yeniden kavuşmak, insanı mutlu ediyor. Hemen şifre ve güvenlik ayarlarımı değiştirerek, hesabımı yenden kullanılabilir hale getirdim.
Yaşadığım bu üzücü olay sonrası;

-Benzer dolandırıcılık olaylarıyla her birimizin karşılaşabileceğini, her birimizin bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı çok dikkatli olmamız gerektiğini,
-Ülkemizde sade vatandaş olmanın çok zor olduğunu, devlet kurumlarında vatandaş odaklı hizmet anlayışımızı gözden geçirmemizin yararlı olacağını,
-Instagram, Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformlarının ülkemizde temsilcilik açmaları ve onlara rahatlıkla ulaşmanın önemi ve gerekliliğini,
-Ülkemizde sosyal medya hukuku ya da iletişim hukuku alanında yasal anlamda bir bütünlük bulunmadığını, Türk Ceza Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi değişik yerlerde bulunan yasal düzenlemelerin bir araya getirilerek “Sosyal Medya/İletişim Kanunu” düzenlemesinin yapılması gerekliliğini, ifade etmek istiyorum.
Bu süreçte bana destek olan, bilgi ve tecrübeleri ile yol gösteren uzmanlara, sevgili arkadaşlarım ile takipçilerime içten teşekkür ediyorum. İstemeden mağduriyetlerine yol açtığım arkadaşlarımdan özür diliyorum.

Saygı ve sevgilerimle. 08 Mayıs 2021.

Levent KÜÇÜK
Genel Başkan
Tüketiciler Derneği (TÜDER)

instagram.com/leventkucuk1
twitter.com/27Ekim
linkedin.com/in/levent-küçük-51541a58/

LEVENT KÜÇÜK KİMDİR ?

27 Ekim 1965 Osmaniye Doğumlu. İlk, orta, lise eğitimini Osmaniye'de tamamladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. Maliye Bölümü Mezunu. Aynı üniversitede Maliye (Mali Hukuk) Ana Bilim Dalında Yüksek
Lisansını tamamladı.
levent küçük

1992 yılından itibaren 15 yıl Maliye Bakanlığı Vergi Denetmeni (Müfettişi) olarak İstanbul'da görev yaptı. 10 Ekim 2007 tarihinden itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi'nde İç Denetçi olarak denetim ve danışmanlık görevi yapmaktadır. SMMM ve Bağımsız Denetçi Belgesi sahibidir. Evli, eşi emekli bankacı, 1 kız çocuk babası.

Vergi Müfettişleri (Denetmenleri) Derneği İstanbul Şube Başkanlığı görevinde bulundu.
26.03.2014 tarihinden itibaren, merkezi Bakırköy’de olan, 1995 yılından beri faaliyette bulunan Tüketiciler Derneği-TÜDER Genel Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Bakırköy Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti ve Bakırköy Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesidir. Tüketicileri bilgilendirici,
bilinçlendirici ve kamuoyunun dikkatine yönelik çeşitli yazı ve açıklamaları bulunmaktadır.

 

Diğer Yazıları