Toplumun istekleri net. Ama gören var mı?

Güncelleme:

Son aylarda yapılan araştırmalarda çıkan sonuçlar genelde benzer:
İnsanlar terör ve savaş ortamından yoruldu.
Sürekli kavga ve atışmalardan da.
Halkın siyasete güveni azaldı.
Siyasetçilerin sözlerinin ağırlığı kalmadı.
En çok istenen huzur ve güven.
Masum istekler.
Ama..Yaşamsal..
Partilerle ilgili değerlendirmelerde beliren tablo; kararsızların artışı.
‘Oy vermek istemiyorum’.
‘Oy vereceğim bir parti ya da lider yok’.
Ama.. Ortada kararsızlara hitap eden bir siyasi çizgi ve güç yok.
Halkı okuyan değerlendirmeler.
Halka dokunan sözler.
Yüzer – gezer oylarla bir partinin iktidar olması olası.
Ama…Bunu gören de yok.
Siyaset belki de hiç bu denli tıkanmamıştı.
Bir ‘horoz döğüşü’.
Ben ‘Ak’..
Sen ‘Kara’ polemiği..
Yaşanan sorunlara kalıcı önlemlerle ilgili hiçbir vurgu yok.
Söyleyeyim; toplumun beklediği 3  küçük şey var.
Hani Sezen Aksu’nun şarkısındaki; ‘3  günlük bir şey işte…’ gibi..
Güven, huzur ve istikrar.
Bunları geliştiren sözcükler de sevgi, barış, uzlaşma..
O kadar zor mu!
İşi zorlaştıran siyaset.
Toplumsal sorunlarla ilgili fikir ayrılıkları doğal.
Bu konuda yaşanan çatışmalar da..
Ama..Eksik olan bunların dışında bir ‘söylem geliştirilmemesi’.
Dünyadaki ekonomik gelişmeler..
Başkanlık sisteminin artıları ve eksileri.
Artan sosyal güvenlik ve sağlık sorunları.
Toplumsal şiddet.
Kadını tehdit eden şiddete ‘çocuk tacizlerinin eklenmesi’.
İş sadece eleştiri mi?

Sadece ‘Vay efendim böyle yaptınız, siz rezilsiniz’ demek mi?
Yoksa halkın beklediği; ‘çözüm önerileri’ mi?
Halkı ilgilendiren konulardaki siyasi yaklaşımlar mı?
Bunu gören..
Bunu anlayan..
Kazanacak..
İnanın; zor değil.
Geçmişte Türk siyasetinde bunu nitelikli kadrolarla geliştiren önemli siyasi güçler ve kişiler oldu.
Her şeyi borçlu olduğumuz büyük Devlet adamı Kemal Atatürk..
Sonraları Adnan Menderes.. Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Turgut Özal..
Etrafı ‘yağdanlıklar’ ve ‘evet efendim, sepet efendimciler’ dolana dek Tayyip Erdoğan.
Şimdi meydan toz duman..
Herkesin dilinde ‘değişim’.
Kavga ve çatışmadan uzaklaşma..
Huzur, güven ve istikrar..
Birileri sokaklara çıkıp bağıracak:
‘Duyan, anlayan yok mu?...Huzur, güven ve istikrar istiyoruz’..
Reçetesi kolay..Çözümü net istekler..
Birileri duyacak..
Bir gün..Bir ara..
İnşallah çok geç olmaz…

İZMİR ‘DE KİTAP FUARI

İzmir’de Kitap Fuarı bir kez daha kapılarını açıyor.
Kültüre, sevgiye, sanata bir kez daha anlamlı bir yolculuk.
Onur konuğu; Türk edebiyatının önemli, ama biraz kenarda kalmış isimlerinden Hüseyin Yurttaş.
Onu daha iyi tanımak ve anlamak için de bir fırsat.
Fuar keyfi 24 nşisana kadar kitapla.
Ne güzel.

BAŞIN SAĞOLSUN BAŞKAN..

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, annesini kaybetti.
Bir seyahat dönüşü öğrendim.
Anne ve babanın boşluğu dolmuyor.
Onlar hiç unutulmuyor.
Anıları, yaşattıkları hep bizlerle varoluyor.
Başkan Kocaoğlu’nun acısını paylaşıyorum.
Anneniz nur içinde yatsın, başınız sağ olsun değerli Başkan.

                             

  • Gazeteci – Yazar, Siyaset Bilimci ve Uluslar arası Strateji Uzmanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik e. Bakanı, 20. ve 21. dönem İzmir Milletvekili.

 

Diğer Yazıları
Deprem
Cem Karaca'nın ''döneklik'' isyanı
Amerikan samimiyeti ve Türk saygısı
Umuda yolculuk! Ama... nasıl ?