Düğünde takı kavgası: 17 yaralı
Artık kendi aracınızda sigara içemeyeceksiniz
Kadıköy'de nefes kesen gol düellosu !

Sosyal fobi yalnızlaştırıyor

Prof. Dr. Sedat Özkan, sosyal fobi hakkında bilgi verdi.

A+ A-

Sosyal fobi, toplum içinde konuşurken ya da herhangi bir eylem yaparken kızarma, terleme, ellerin titremesi, kendini küçük düşürecek yanlış bir şey yapma korkusu olarak tanımlanır. Kişi bu korkunun ve belirtilerinin topluluk içinde herkes tarafından fark edileceğinden de korkarak topluluğa girmekten çeşitli bahaneler bularak kaçınır ve strese girer. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal, mesleki yada aile yaşamı etkilenir.

Ancak bireyin hayatının değişik alanlarını kısıtlamaya başlayan belirtiler, günlük iş ve sosyal aktivitelerini engellerse tedavisi şart bir durum haline gelebilir. Yaşanan bu belirtiler kişide derin bir korku ve heyecan hali ile birlikte görülür. Korkulan durumlardan kaçınma davranışı genellikle çok belirgindir ve bazen tam bir sosyal yalnızlıkla sonuçlanabilir olduğunu belirtti.

Sosyal fobisi olanlar genelde aşağıdaki durumlarda belirtilerini yoğun olarak yaşarlar;

-Topluluk önünde konuşmak
-Başkalarının önünde yemek yemek-içmek
-Otorite konumundaki kişilerle temas etmek
-Misafir kabul etmek
-Başkaları ile tartışmak
-Halka açık yerlerde tuvalete girmek
-Toplulukta telefonla konuşmak
-Tanımadığı kişilerin gözlerinin içine bakmak
-İlgi odağı olmak

Genel Olarak Çekingen Bir Toplumuz

Prof. Dr. Sedat Özkan, ülkemizde tipik sosyal fobi türünde olmasa bile topluluğa girme, toplulukta konuşma,toplulukta özgürce davranabilme konularında değişik derecelerde çekingenlik oldukça sık görülen bir durum olduğunu ve bunların büyük bir kısmının klinik düzeyde bir rahatsızlık olarak ele alınamayacağını belirtiyor. Ancak gerçekten yüzü kızaracak,elleri titreyecek ya da topluluk içerisinde yemek yiyecek, sunum yapıcağı için endişe ve kaygıya kapılan bu gibi durumlardan kaçınan kişilerin hekime başvurmalarının oldukça sık görüldüğünü ifade etmektedir.

Sosyal fobi tedavi edilmediğinde önemli toplumsal ve bireysel kayıplara neden olabilir. Bunlar; akademik ve mesleki başarısızlık, alkol ve madde kötüye kullanımı, depresyon ve intihardır.