Koray Aydın: ''2019’da Cumhurbaşkanı adayımız Meral Akşener olacak''
Dikkat ! Özel sektörde bayram izni 10 gün değil !
Alman bakandan küstah Türkiye çağrısı

Süs bitkilerindeki zehre dikkat !

Bazı süs bitkileri insan vücudunda kalıcı hasara yol açabiliyor.

A+ A-

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim  Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Yücel, bazı  zehirli bitkilerin kentsel ve kırsal alanlarda insanlar üzerinde olumsuz  etkilerinin olduğunu söyledi.

Bazı bitkilerdeki zehirli maddenin sindirim, deri, solunum ve kan yoluyla  insana bulaşabileceğini ifade eden Prof. Dr. Yücel, şöyle konuştu:”Kentsel alanda birçok süs bitkisi var. Bu bitkiler estetik anlamda kent  hayatına çok önemli katkılar sağlıyor. Ancak bazı bitkilerin olumsuz yönleri de  var. Geri dönüşü olmayacak, ölümlere kadar gidebilen bitki kaynaklı zehirlerin  varlığını biliyoruz. At kestanesi çok güzel bir ağaçtır. At kestanesinin  meyveleri yendiğinde kas zayıflığı ve hatta felce kadar giden zehirlenmeye neden  olabilir. Aynı zamanda at kestanesinin meyveleri cilt bakımında da kullanılır,  faydası vardır. Ancak kullanmasını bilmek gerekir. Ceviz ağacı altında uyuyan  koyunların öldüğüne dair literatürde bilgiler var. Burada dikkati çekmek  istediğim, ceviz ağacını yatak odamızın yanına dikmemeliyiz. Çünkü yapraklarının  salgıladığı gaz insan ve hayvan hayatını olumsuz etkiler. Ceviz ağacını  insanların yoğun kullanmadığı alanlara dikmek gerekir.”

”Bitkilerin zararlarını bilmek gerekir”

Prof. Dr. Yücel, baş ağrısı, kusma, denge kayıpları halsizlik ve baş  dönmesinin zehirlenmenin önemli belirtileri olduğunu anlatarak, zehirlenme  durumunda en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Kentsel alanlarda süs bitkisi olarak kullanılan ”pelin otu, loğusa otu,  pembe trompet, şimşir, şebboy, kasımpatı, gelin duvağı, kauçuk, lale ve  siklemen” gibi çiçeklerin meyve ve yumrularının zehirli olduğunu dile getiren  Prof. Dr. Yücel, ”Baldıran, bir süs bitkisidir. Yaprakları maydanoza çok benzer.  Kütahya’da geçen haftalarda baldıran yiyen 7 çocuk zehirlendi ve komaya girdi.  Toplumun bu konuda bilgilendirilmesi lazım” dedi.

Prof. Dr. Yücel, şunları kaydetti: ”Yılan yastığı harika bir süs bitkisidir. Ama tüm organları zehirlidir.  Meyveleri kırmızı renktedir, yendiği zaman öncelikli olarak ağız ve dudaklarda  şişmeye neden olur daha fazlasında ölüme kadar sonuçlanır. Dolayısıyla çocuk oyun  bahçeleri ve zihinsel engellilerin kullandığı bahçe ve parklarda kritik  bitkilerin kullanılmaması gerekir. Bu tür alanlarda seçilecek bitkilere özen  göstermek gerekir. Çocuklar bitkinin meyvesini kırmızı gördüğü için tatlı sanarak  yiyor. Hanımeli, harika bir süs bitkisidir. Çok küçük, boncuk gibi kırmızı renkte  meyveleri vardır. işte o meyveler zehirlidir. Parklarımızda en fazla kullanılan  akasya bitkisinin bütün organları zehirlidir. Çiçekleri dahi zehirlidir. Meşenin  palamudu bol miktarda tanen içerir, çiğ yendiği takdirde zehirlenmeye yol açar.  Bunu topluma anlatmamız gerekir.”

”Botanik bahçeleriyle bitkileri öğretmek gerekir”

Kent içinde bitki yetiştiriciliğinin son derece uzmanlık isteyen bir iş  olduğunu anlatan Prof. Dr. Yücel, şöyle devam etti:”Bitkilerin bütün olumlu ve olumsuz yönleri alt alta sıralanarak, bunlar  arasından ekosistemin de izin verdiği en uygun bitkilerin seçilmesi gerekir.  Bunlar mahallelere göre bile değişir. Bunun için iyi bir ekoloji bilgisine  ihtiyaç vardır. Çünkü her bitkiyi her herde yetiştiremezsiniz. Ayrıca zehirli ve  alerji etkisinin bilinmesi gerekir. Bitkiler zararlı değildir ama bunun  kullanmasını bilmezsek zarar verir. Bitkiler alemiyle ilgili konuların insanlara  anlatılması gerekir. Bunun için en ideal yer ise botanik bahçeleridir. Botanik  bahçeleriyle bitkilerin adını, faydalı ve zararlı yönlerini etiketlerle üzerine  koyup belirtebiliriz.”