Keşke bunlar yaşanmasaydı ! Keşke..

- Seçim sonrası oluşacak tablo belli gibi. Sonuç üç aşağı beş yukarı  aynı. Ama köprüler yine atıldı. Peki ne olacak?..

Ciddi bir kurum için yapılan son kamuoyu araştırmasının rakamları bana da ulaştı. MHP’de iki puan gerileme, Ak Parti ve HDP’de 1’er puan artış var.

CHP oyları ise aynı. Ben önümüzdeki günlerde etkin bir kampanya ile bu oylarda da artış olabileceğini düşünüyorum.

Yani.. Görünen o ki; seçimlerden sonra da aslında uzlaşma kültürünü öne çıkaracak bir tablo oluşacak. Peki bu tabloya uygun hareket ediliyor mu?

Maalesef hayır! Partiler şimdiden köprüleri atmaya başladı bile. CHP’den gelen eleştiriler MHP’yi üzmüş, Ak Parti’nin Tuğrul Türkeş hamlesi yine MHP’yi şoke etmiş durumda.

HDP sadece CHP ile sıcak bir görüntü verdiğine göre, ne olacak?

Ufukta tek parti çözümü zor olduğuna göre yine en kuvvetli olasılık Ak Parti – CHP hükümeti.

Partiler de buna göre davranmalı bence. Yoksa.. Yine sıkıntı, yine kaos.

Ve hep keşkeler. Siyasi hayatımızda bitmek bilmeyen keşkeler..

Örneğin; şöyle 7 haziran günlerine dönsek ve ‘keşkeler’i bir sıralasak…

Keşke, seçimlerden önce siyasi partiler bu kadar sert ve hakarete dayalı kampanyalar yürütmeseydi..

Keşke liderler toplumu kutuplaştıracak yerde uzlaşı kültürünü geliştirecek hamleler yapsaydı..

Keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimlerin o kadar çok içinde olmasaydı..

Keşke tüm siyaset dili Saray karşıtlığı üzerine kurulmasaydı..

Keşke törenlerde ve karşılaşmalarda zıtlıklar ve düşmanlıklar değil, dostluklar ve sevgi hakim olsaydı..

Keşke MHP her şeye karşı bir dil yerine halkın beklentisi yönünde bir tavır alsaydı..

Keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan kuramayacağını bilse de siyasi etiğe uygun CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na görev verseydi..

Keşke Ak Parti ve CHP 40 gün oyalanmak yerine 24 saat full mesai yap koalisyon olup- olmayacağına 3 günde karar verseydi, böylelikle farklı arayışlar için zaman kalsaydı..

Keşke CHP ve MHP’de anayasa gereği kurulan hükümete bakan vererek devletin içinden güven mesajları verseydi..

Keşke siyasetin derin ayrılıklar değil, geniş uzlaşmalar kültürü olduğu daha iyi kavranabilseydi..

Başka keşkeler de var, ama.. Bu kadarı yeter!

İnşallah 1 kasım seçimlerinden sonra ‘yeni keşkeler’e üzülmeyiz!
 

* Gazeteci – Yazar, Siyaset Bilimci ve Uluslar arası Strateji Uzmanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik e. Bakanı, 20. ve 21. dönem İzmir Milletvekili.