Türkiye herkesten ve herşeyden büyüktür!

Her gün yeni bir acı. Her gün bir şehit haberi.

Türkiye’yi bir batağa çekmek isteyenler yeni oyunlar peşinde.

İşte son Dağlıca kalleşliği. Onca acı, onca şehit ve ocaklara düşen büyük ateş.

Elbette avuçlarını ovuşturanlar var.

Türkiye’nin kabuklarını kırıp gelişmesini görerek bundan rahatsız olanlar.

Ama gerçek şu; Türkiye herkesten ve her şeyden büyüktür.

Yüce önder Atatürk sayesinde küllerinden adeta yeniden doğan ve ümmet toplumundan sıyrılarak millete dönüşen bu büyük ulus, bu tür oyunlara pabuç bırakmayacak kadar güçlüdür.

Acılarla sarsılsak da..

İçimizden, bağrımızdan darbeler alsak da..

Kalleşliğe, hilebazlığa kurbanlar versek de..

Seçim ortamının dağınıklığında bazı zaaflarımız var gibi görünsek de..

Biz büyük bir ülkeyiz.

Zamanı geldiğinde kenetlenerek iç ve dış tehditlere karşı tek vücut olmayı, tek ses olmayı her zaman başarırız.

Bu noktada seçime giderken, elbette siyasi partilerimize ve onların liderlerine de büyük görevler düşüyor.

Yani..Zaman şehitler üzerinden siyaset yapma dönemi değil.

Kenetlenme, bir araya gelme ve Türkiye için mücadele etme zamanı..

Ekonomik, siyasal ve toplumsal anlamda..

Şu da net: Kimse bu ortamdan yararlanıp ülkede seçimleri erteletecek bir yaklaşım içinde de olmamalı. Seçim uzlaşı ve sağduyu anlayışı içinde yapılmalı, ak ve kara belli olmalı.

Seçimlerin ertelenmesi; terörün amacına ulaşması demek.

Seçim biter, hükümet kurulur ve her anlamda kararlı devlet yaklaşımı sürer.

Bunun içinde elbette Doğu ve Güneydoğu bölgeleri için önem arzeden ‘barış süreci’ de var.

O da olmazsa olmaz.

Ama..Teröre taviz vererek değil.

Halkı kollayıp gözeterek.

Seçimler olmalı, istikrar yolunda adımlar başlamalı.

Türkiye için bu zor günlerde olmazsa olmaz budur.

Seçimlerin ertelenmesini  konuşmak bile terörün probogandasıdır.

Bu yolla her şey ertelenir, her şey geciktirilir, bıraktırılır!

Olur mu?

Şehitlerimize ağlıyoruz.

Üzülüyoruz.

 Bugün dostluk, uzlaşı ve sağduyu günü.

Lütfen..Lütfen.. Kimse timsah gözyaşları dökmesin.