Hürriyet'ten kovulan Faruk Bildirici geri döndü

Yaklaşık 9 yıldır Hürriyet gazetesi Okur Temsilciği görevini yürüten Faruk Bildirici, açtığı sitede “Medya Ombudsmanlığı” misyonunu üstlenmeye karar verdiğini duyurdu.

Hürriyet'ten kovulan Faruk Bildirici geri döndü
A+ A-

Faruk Bildirici’nin, 27 yıldır çalıştığı Hürriyet gazetesindeki görevine Mart ayının başında son verilmişti.

Yaklaşık 9 yıldır Hürriyet gazetesi Okur Temsilciği görevini yürüten Faruk Bildirici, açtığı sitede “Medya Ombudsmanlığı” misyonunu üstlenmeye karar verdiğini duyurdu.

Bildirici, konuyla ilgili yaptığı duyuruda “Eskiden sadece Hürriyet’teki etik ihlallere değinebiliyordum; görev alanım sınırlı olduğu için de diğer medya kuruluşlarındaki etik sorunlara, yanlışlara giremiyordum. Artık bu sınır kalktı, medya kuruluşlarının tamamı kapsama alanımda olacak” dedi.

İLK YAZISINI YAZDI

Faruk Bildirici, kendi adını taşıyan "farukbildirici.com" internet sitesinde ilk yazısını yayımladı.

“Kovulmuş ombudsman ne yapar?” başlıklı yazısında Bildirici şu ifadeleri kullandı:

“Artık bir gazete çatısı altında değilim. Gazetecilik yaşamımda ilk kez sadece kendi adıma konuşup yazabileceğim. Yazdıklarım bir tek beni bağlayacak. Gazetenin sahibinin beklentileri, gazete yöneticilerinin istekleri, gazetenin yayın politikaları engeline takılma riskim kalmadı. Kimse müdahale de edemeyecek yazdıklarıma. Bunlar meslek yaşamımdaki yeni dönemin avantajları.

Bir yandan yeni bir kitaba başladım. Okur Temsilcisi (ombudsman) olarak Hürriyet’te yaşadıklarımı, mücadelemi, deneyimlerimi kağıda döküyorum. Cumhuriyet kökenli olduğum için iyi arşivciyimdir; günü gününe notlar almış, yazışmalarımı saklamıştım. Arşivimde biriktirdiklerim sayesinde zor olmadı yazmak. Epeyce ilerledim.

Hürriyet’in Okur Temsilciliği’nde uzun ve gazetecilik adına son derece değerli olduğuna inandığım bir yol katetmiştim. Evrensel gazetecilik ilkelerini, sorunlarını tartışmak, değerlendirmek beni de zenginleştiriyordu. Okurlar arasında ve gazetede Okur Temsilcisi’nin gerekliliği kabul edilmişti. Öyle olmasa Okur Temsilcisi köşesine son veren Hürriyet yönetimi neden hala gazetenin üçüncü sayfasında Okur Temsilcisi’nin e-posta ve telefonuna yer vermeye devam etsin? Hem de yeni okur temsilcisi olmamasına rağmen.”

“GENÇ GAZETECİLER VE GAZETECİ ADAYLARINA DA PUSULA OLACAKTIR”

Bildirici yazısını şöyle sürdürdü:

“Aradan geçen iki ay boyunca medya okuru olarak takip ettim gelişmeleri. Türkiye medyasına evrensel gazetecilik ilkelerini hatırlatacak bir okur temsilcisine, daha doğrusu ombudsmana gereksinimi olduğuna tanıklık ettim. Habercilik devam ettiğine göre okur temsilcisi de (Ombudsman) olmalı.  

Sonunda 30 küsur yılık dostum Doğan Akın’ın bir yıl kadar önce eksikliğini vurguladığı ‘Medya ombudsmanlığı’ fikrini hayata geçirmeye karar verdim.  Haklıydı. Türkiye’de medyada bağımlılık, taraflılık, sansür-otosansür gibi sorunlar alabildiğine arttı; habercilik evrensel çizgiden iyiden iyiye uzaklaştı. Ama bu gazeteciliği ilkeler açısından denetleyecek, ilkeleri hatırlayacak, gazetecileri uyaracak herhangi bir mekanizma yok. Ne ombudsmanlar kaldı yayın kuruluşlarında ne de meslek örgütlerinin böyle bir gücü var.

Tamamen bağımsız ve tarafsız bir ‘medya ombudsmanı’ böyle bir medya ortamında etkili bir işleve sahip olabilir. Evrensel gazetecilik ilkeleri üzerinden yapılacak uyarı ve eleştirilerin iyi niyetli meslektaşlarımız ve iletişim akademisyenleri cephesinde karşılık bulacağına inanıyorum. Bu eleştiriler genç gazeteciler ve gazeteci adaylarına da pusula olacaktır.

Ayrıca Türkiye’de siyaset yeni bir kavşakta. Gazetecilik de dijital alandaki yeniliklerin, her gün yenisi gelen devrimlerin zorlayıcılığı ile karşı karşıya. Teknolojik açıdan olduğu kadar siyasi iklim açısından da dönüşmek ve yenilenmek zorunda kalacak.”

“ARTIK BU SINIR KALKTI, MEDYA KURULUŞLARININ TAMAMI KAPSAMA ALANIMDA”

Faruk Bildirici yazısında şunları kaydetti:

“Medyanın bu hali sürdürülebilir olmaktan çıktı. Türkiye’de siyasi iktidar ve güç odakları tarafından kontrol edilen medya haber, bilgi vermiyor artık. Ülkemizdeki gazetecilik açığı gizlenebilir olmaktan çıktı.

Dahası salt gazeteciler ve medya açısından değil, okur ve izleyiciler açısından da gerekli medya ombudsmanlığı. Medyanın tüketicisi okurlar ve izleyiciler. Onların bilinçlenmesi, doğruyla yanlışı ayırt etmelerini sağlar. Doğru gazeteciliğin ne olduğunu bildikleri oranda gazetecilik yanlışlarına karşı çıkabilir, haber alma haklarını savunabilirler. 

Bu düşüncelerden hareketle bugünden itibaren ‘Medya Ombudsmanlığı’ misyonunu üstlenmeye karar verdim. Eskiden sadece Hürriyet’teki etik ihlallere değinebiliyordum; görev alanım sınırlı olduğu için de diğer medya kuruluşlarındaki etik sorunlara, yanlışlara giremiyordum. Artık bu sınır kalktı, medya kuruluşlarının tamamı kapsama alanımda.

Türkiye’deki bütün gazete, televizyon ve internet sitelerindeki etik ihlaller, gazetecilik yanlışları ve eksiklikleri konusundaki değerlendirmelerimi kendi web sayfamda yazacağım. Yine somut örnekler üzerinden uyarılarda bulunacağım, eleştirilerimi dile getireceğim.

İnsanlar, herhangi bir önyargım olmadığına, iyi niyetle ve tamamen bağımsız, bağlantısız olarak davrandığıma inansınlar yeter. Bunu önemsiyorum. Amacım mesleğime, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına elimden geldiğince katkıda bulunmak… O kadar…

Tabii yine eleştirilerimi kaleme alırken Hürriyet’te izlediğim yöntemi izleyip, mümkün olduğunca muhataplarımdan yanıtlar almaya çalışacağım. Ya da daha sonra gelen görüş ve yanıtları da yayımlayacağım.”

“KOVULMUŞ OMBUDSMAN ELEŞTİRMEYE DEVAM EDECEK”

Faruk Bildirici yazısını şöyle sonlandırdı:

“Kuşkusuz temel dayanağım evrensel gazetecilik ilkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi olacak. Hürriyet’te olduğu gibi her Pazartesi haftalık yazımı yayımlayacağım. Hafta içinde de kayda değer, güncel konular olduğunda beklemeden hemen değerlendireceğim. Malum, burası Türkiye. Sorunlar eksik olmaz…

Bütün gazete, televizyon ve internet sitelerini tek başıma izlemem mümkün olmadığı için okur ve izleyicilerden yardım bekliyorum. Sizlerden gelecek medya eleştirileri, hem bana yol gösterecek, üzerine gidilmesi gereken malzeme sağlayacak; hem de sizlerin görüşlerinizi web sayfamda açacağım bir köşede özetle yayımlayacağım. Mail adresim fbildirici@gmail.com.

Web sayfamı henüz tam olarak medya ombudsmanlığı için hazırlayamadım, küçük değişikliklerle yayına başlıyorum. Kısa süre içerisinde görünümünü yeniden düzenleyeceğim; okur eleştirileri ve okunmaya değer gördüğüm medya yazılarının linkleri için de yer açacağım. “Medya ombudsmanlığı” için dijital mecrayı seçmemin nedeni de anlaşılabilir sanırım. Geleneksel medyadan uzaklaştırılan çok sayıda meslektaşım da bu mecrada hayat alanı buluyor. Ben de bugünden itibaren bu yola çıkıyorum…  

Kısacası, kovulmuş ombudsman eleştirmeye devam edecek.”