''Fenerbahçe iyi ki yenildi''

''Fenerbahçe iyi ki yenildi''

Spor yazarı ve yorumcu Rıdvan Dilmen, Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki performansını değerlendirdi.

İşte Rıdvan Dilmen'in yaptığı açıklamaları;
 
'Hayırlı mağlubiyetler' deriz bazen... İşte Molde yenilgisi öyle hayırlı bir yenilgi oldu Fenerbahçe için. Antrenörün tüm fikrini değiştirdi.
 
Fenerbahçe rakibe nefes aldırmıyor, sert oynuyor ve oyun disiplinine sahip... Süper Lig ekiplerine sorarsanız "En rahatsız edici takım kim" diye "F.Bahçe" derler. Çünkü sert, fizikli bir ekip...
 
Fenerbahçe'nin oyununu bir üst düzeye çıkarabilmesi için orta sahada bir düzenlemeye gitmesi gerekiyor. Bu alanda görev yapan isimlerin çabuk düşünmeleri şart.
 
Sezon başındaki Pereira vaatleri ve kullandığı taktik düzenle bize bugünün tam tersini vadediyordu. Gol rekoruna gidebilecek ama çok da yiyecek bir takım. Hazırlık maçları ve Shakhtar eşleşmesinde de bunu gördük ama Pereira daha sonra ligin gerçeklerinin farkına vardı. Böylece bugünkü düzenin önü açıldı. Özellikle Gökhan Gönül, Hasan Ali gibi isimlerin performansıyla da üzerine koyarak buralara kadar geldi. Fenerbahçe'nin oyununu bir üst seviyeye çıkarabilmesi için orta sahada bir düzenlemeye gitmesi gerek. Stoperler topla çıkabilen isimler değil, basit ya da uzun oynayan oyuncular. Onların önündeki ön bölgede hazırlık paslarını yaparken Türkiye'nin en formda oyuncusu Mehmet Topal'ın yanında başka tipte biri olmalı. Örneğin Şenol Güneş'in Trabzon'unda Colman-Selçuk ikilisi vardı, Milli Takım'da da Kazakistan maçında Fatih Hoca, Arda'yı ön liberoda oynattı. F.Bahçe'de de bu hazırlık paslarını yaparken Topal'ın yanında oynayacak minimum oyuncu, dönüp gidebilen, top kaybedildiği zaman devamlılığı olan biri olmalı. Buna en yatkın oyuncu Ozan Tufan... Fakat onun problemi ne? Onunla da taraftarla arasında bir diyalog kurulmadı. Son maçta iyi süre almasına karşın çok top kaybı yaptı. Şu anki mevcut kadroda bunu yapabilecek sadece o var. Onların önündeki Diego, Alex'in gol ve asist sayılarını tutturabilecek birisi olsa skor sorunu olmaz ama şu halde üretkenlikte şut ve duran top dışında etkili olamıyor. Oyun etkinliği var F.Bahçe'nin... Rakibe nefes aldırmıyor, sert oynuyor ve oyun disiplini var. Ligde takımlara sorsanız en rahatsız edici takım olarak F.Bahçe'yi görürler. Sert, fizikli bir ekip olduğu için. Fakat üretken olmak için orta sahanız oyunun iki yönünü de yapabilen oyunculardan kurulacak.
 
TOPAL FORMAYI KENDİSİ ALDI
 
Aslında Vitor Pereira üçlü oynatıyor orta sahayı ama üçlünün solunda Diego'ya, sağ içte ise Souza'ya şans veriyor. Bu ikisi de iç oyuncusu diyebileceğimiz isimler değil. Eğer üçlüyü 2+1 şeklinde kurarsa da Mehmet-Souza ikilisi çok defansif kalıyor, önlerinde de Diego oluyor. Kazanılmış, psikolojisi düzgün bir Ozan Tufan olsa bu sistemde daha faydalı olur. Ozan kaybedilmemesi gereken bir oyuncu. Meireles de o role uygun olabilirdi ama uzun süreli sakatlıklar yaşadı. Pereira, bu takımda Mehmet Topal'ı kesmeyi dahi düşündü. Mehmet Topal formayı aldı, Vitor Pereira vermedi. Mehmet aldı o formayı. Mehmet'in ikili orta sahada daha ofansa dönük bir isimle oynama alışkanlığı var. Ozan dışında bir başka alternatif de oraya yapılacak bir transfer olur. O zaman Fenerbahçe, çok daha atak bir top oynar. İlk yarıdaki en büyük antrenör doğrusu, Molde maçı analizidir. İlk Molde karşılaşmasının 50 ila 70'inci dakikaları arasında yol geçen hanı olan bir Fenerbahçe orta sahası vardı. Kadıköy'deki o maçtan sonra Vitor Pereira radikal bir değişiklik yaşadı. Antrenörün fikrini değiştiren 90 dakika bence oydu. Hayırlı mağlubiyetler deriz bazen, nadiren kullanılır. İlk Molde karşılaşması öyle bir maçtı.
 
EN İYİ PASÖR VAN PERSİE
 
Alex Ferguson, Van Persie için son kitabında, "Paul Scholes bile Van Persie'nin oyun zekasını ve koşularını tam anlayamamıştı. Anlaşılmaya başlanınca da bizi şampiyon yaptı" demiş. Kitabında şu var mı bilmem ama gördüğüm santrforlar arasında en iyi pasör Robin van Persie'dir. Buna şu an dünyanın en iyi golcüleri Luis Suarez ile Bayern'den Lewandowski de dahil. Arkasındaki, yanındaki oyuncular için çok büyük bir fırsat. Mesela eski günlerindeki gibi fit bir Alex, ne attıysa en az 5 gol daha fazlasını atardı çünkü o servisçi bir santrfor. Bunun üzerine bir de gol atıyor. Defolu gelmesine rağmen Fenerbahçe'de bile gol sayısı az değil. Fernandao ise sürekli ceza sahasını zorluyor. Şu maçta çok orta geldi, Fernandao lazımdı diyorsun. Öbüründe Van Persie gerek diye düşünüyorsun. İkisini birden oynatması için 4-3-1-2'den veya 4-4-2'den farklı bir sistemle oynama şansı yok. Birini oynatıp diğerini beklettiği zaman kaprislerle karşılaşıyor. Giren de çıkan da kapris yapıyor. Tabii Pereira'yı bu konuda anlayışla karşılamak lazım. Futbolcular duygusaldır. Bunu Şenol Güneş de yaşıyor, Hamza Hamzaoğlu da yaşıyor, Mourinho bile yaşıyor... Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın etkin rolü, oyuncuantrenör arasındaki bu tip ilişkileri engelliyor. Hem tecrübem hem kulübü hem de başkanı bildiğimden dolayı bunu söyleyebilirim.
 
DİEGO HER ŞEYİ YANLIŞ YAPIYOR
 
Fenerbahçe'nin Nani dışında kenardan gol atabilecek oyuncusu yok. Markovic forvet oyuncusu değil, direkt kanat oyuncusu. Volkan Şen hemen hemen aynı tipte bir isim. Bu da doğal olarak F.Bahçe'nin toplam gol adedini düşürüyor. Fakat bu durumun birinci sebebi sadece kanat oyuncularıyla ilgili değil. Orta saha oyuncularının top alışverişlerinde hızlı ve çabuk düşünmeleri gereklidir. Mehmet Topal çok iyi bir sezon geçiriyor ama oyunun yönünü değiştirmede birkaç saniye geç kalıyor. Souza da zaten pek oyunda gözükmüyor. Diego da çok geç kalıyor. Pas atılması gerekirken pas atmıyor. Şut atması gerekirken şut atmıyor, çalım atması gerekirken de çalım... Dolayısıyla bu üç yeteneği karıştırması, mesela sürekli kendi etrafında dönmesi fırsatların kaçmasına yol açıyor.
 
FENERBAHÇE 3 TRANSFER YAPTI: VOLKAN -GÖKHAN-CANER
 
Fenerbahçe bu sezon başında aslında üç transfer birden yaptı; Volkan Demirel, Gökhan Gönül ve Caner Erkin! Porto'dan transfer edilen Fabiano iyi bir kaleci, fena değil. Ama Volkan'ın bu yılki performansı hakikaten iyi... Sağ bekte Şener çok iyi başladı, Milli Takım'ın da oyuncusu. Sakatlıktan dönüşünde Gökhan Gönül, bu kez öyle arada bir nazlanan bir şekilde değil, iyi oynayarak döndü. Caner'in yokluğunda Hasan Ali'nin formu da üst düzey oldu. Caner formayı almak için çok uğraşacak. Çok üst düzey bir oyuncu. Hatta Alves bile "Bir dakika, Ba var kenarda" dedi, kırmızı kartlardan uzak oynamaya çalışıyor. Bu tabii rekabetle birlikte takımın gücünü olumlu yönde etkiledi ama yeterli mi, yetmez.

Sabah