Kentleşme ve katma değer

Kentleşme ile endüstrileşme bir buçuk asırdır büyüleyici kavramlar.

Bir ülke ne kadar sanayileşmiş ise o denli kentleşmiş oluyor…

Okullar, yollar, sağlık tesisleri, spor alanları, entegre ulaşım, temiz hava…

Bütün bunların belli bir kalitede olması (yaşam kalitesi) gelişmişliği de belirliyor.

Bir ülkedeki “kentlerin özgül ağırlığı” nüfusu ve katma değeri ile ilgilidir.

Dünya’da geçen altmış yıl içinde kentleşmede büyük bir sıçrama yaşanmıştır.

Halen Dünya nüfusunun yarısı kent ve kasabalardadır. Bu oran 55’lerde üçte bir idi.

Dahası, 2050 yılına kadar nüfusun üçte ikisinin kentlerde yaşıyor olması bekleniyor.

35 yıl zarfında dünya kentlerinde yaşayan nüfus bugüne göre 2,5 milyar kişi artacak.

Bu barınma, güçlendirilmiş ulaşım ağı, gıda zinciri, okul ve hastane ihtiyacı demek.

Halen Dünyanın sekizde biri; (nüfusu 10 milyondan fazla) mega kentlerde yaşıyor:

Tokyo                38

Yeni Delhi         25,7

Şangay             23,7

Sao Paulo         21

Mumbai             21

Meksika City     21

Pekin                20,3

Osaka              20,2

Kahire              18,7

New York         18,6

İstanbul            14,3 (kimi hesaplamalara göre ise hinterlandıyla beraber 20)

1955 yılında sadece 2 kent 10 milyonu geçmişken bugün 28 mega kent vardır.

Bu listede birinci sırada olan Tokyo 1955’ten 2015’e 25 milyon kişi artmış durumda.

Dikkat çekici bir başka olgu ise 2015’te ilk 10 mega kenti oluşturan ülkeler;

Hindistan ve Çin’den ikişer adet olmak üzere, Brezilya, Meksika ve Mısır’dan oluşuyor; yani büyük çoğunluğu gelişmekte olan pazarların/ülkelerin kentleri…

Tabii kentlerin nüfus açısından büyüklükleri kadar ekonomiye katkıları da önemli:

Dünya genelinde 750 kent nüfus, yaş ve kişi başı gelir itibariyle ölçümlenmiştir.

Bu kapsamdaki 750 kent dünya hasılasının %57’sini karşılarken, bu oran, 14 yıl içinde %61’e çıkacak.

Yani 2030 yılında büyük kentlerde 410 milyon insan daha yaşıyor olacaktır.

Bu tarihte 240 milyon yeni iş, 260 milyon yeni konut ihtiyacı söz konusu olacaktır.(1)

Yine 2030’da küresel gayrı safi hasılaya en çok katkı veren 10 dünya kentinin (2) milyar dolar temelinde ekonomiye yapması beklenen katkı aşağıdadır:

New York                      874

Şangay                         734

Tianjin                          625

Pekin                            594

Los Angeles                 522

Guangzau                    510

Şenzen                         508

Londra                         476

Chongging                   432

Suzhou                        394

Görüldüğü gibi önümüzdeki on beş yıl içinde dünya ekonomisine en büyük katma değeri sağlayacak kentlerin 7’si Çin’e, 2’si ABD’ye ve bir tanesi de İngiltere’ye ait olacak.

Türkiye’mizin en büyük ili İstanbul’un bütçeye katkısı 152 milyar TL ve 81 il gelirlerinin yüzde 40’ı şeklinde tespit edilebilmektedir. (3)

Sonuç olarak gelişmek için kentleşmek, kentleşmek için sanayileşmek gerek.

Bunun yanı sıra kalkınma bir yerde köyden de başlar.

O nedenle köyü değersizleştiren kenti kirleten gelişigüzel bir “gelişme” değil, hep birlikte gelişen yerleşim alanları esas olmalıdır.

Yaşanılabilir bir kent, modern olanakları olan köyler ile sürdürülebilir bir gelişme esas alınmalıdır.

Bütüncül bir kalkınma/gelişme anlayışıyla, halkın denetiminde planlı yatırımlar yapılmalıdır.

________________________________________________________________

(1):(doğum/vefat döngüsü ve aktüeryal dengeler dikkate alınmıştır)
(2): Oxford Economics projeksiyonudur.
(3): 2013. Maliye verileri.