Şeytan ayrıntıda mı gizli?

Önce panoramaya bakalım:

Amerikan seçimlerine üç hafta kaldı.

Nancy Pelosi’nin başını çektiği Demokratlar; Donald Trump’ın ısrarlara yürürlüğe koymak istediği ‘Pandemi Ekonomik Paketine’ taş koyuyor.

Mantık belli. Ekonomik normalleşmeyi geciktir; Trump’ın elini zorlaştır.

Demokratlar hem eyalet bazında hem de federal bazda ekonominin seçimden sonra canlanması için ayak sürüyorlar.

Kovid hastalığını son bir çırpınışla alelacele üstünden atan ve en büyük kozunu oynayan Trump, bütün parasını ekonominin toparlanmasına yatırdı.

Trump şunu çok iyi biliyor ki, ekonomi ne kadar çabuk düzelirse seçilme şansı da o kadar yüksek!

Burada bir parantez açmak zorundayım!

Geleneksel şüpheciliğin yansıması olsa gerek, “Trump’ın hastalığı acaba tezgâh mı?” sorusu üzerinden yine komplo rüzgarları estirildi Türk kamuoyunda…

40 yıldır ABD’de yaşayan birisi olarak, hiç uzatmadan net cevap vereceğim: Kesinlikle hayır!

KOCAMIŞ KURT: BİDEN
Seksenine merdiven dayamış 48 yıldır Washington’da profesyonel politikacı olarak yaşamına devam eden Joe Biden’in estirdiği ve estireceği bir umut rüzgârı yok. Adeta gözlerinin feri sönmüş.

Seçimin dinamiği ‘Trump sevgisi ve Trump nefreti’ ekseninde dönüyor.

Biden'in ABD Başkanı koltuğuna oturması halinde, süper güç Amerika’nın ve de Dünya’nın (Joe Biden üzerinden) 'Müesses Nizam'ın elitleri tarafından yönetileceğine emin olabilirsiniz.

Ve yine aynı düzenin anons aygıtı “liberal medya”nın pasta dilimine hasret kalmış çocuk tavrıyla, Biden’den yana taraf tutması da insanı şaşırtmıyor.

Sanırsın şablonu 80’li 90’lı yıllardaki Türk medyasından kopyalamışlar.

Gelelim şeytanın pusu kurduğu detaylara…

Sizin için araştırdım!

Amerika'da demokrasi ‘Oy-Krasiye’ dayanmıyor.

Sistem biraz karışık. Oyların çoğunluğunu alan seçimleri kazanmıyor. Eğer öyle olsaydı, Hillary Clinton şu an ABD başkanıydı.

Amerika’da ‘Electoral College’ denilen bir delege sistemi var. Bu ‘Delege Heyeti’ eyalet bazında şekilleniyor. Eyaleti kazanan başkan adayı, o eyaletin tüm delegelerini de kazanıyor. (İki eyalette biraz farklı durum var fakat etkisi marjinal) Akabinde Delege Heyeti üyesi zati muhteremler de gidip başkanı seçiyor.

Şimdi geldik sinirli rakama…

Yaşı müsait olanlar bilir. Köylü kurnazlığını Türk politikasında zirveye taşımış olan Demirel’in bir lafı vardı: ‘Bulun 226’yı devirin’

O zaman ki parlamento çoğunluğu temsil eden rakamdı 226.

İşte o biçim değerli okur. Amerika’da o rakam 270’dir. Bul 270 delegeyi, kap başkanlığı.

SON DURUM:
Eyaletlerin olası sonuçlarına bakarsak, Biden’in 222 garanti veya muhtemel delegesi var.

Trump’ın 125 garanti veya muhtemel delegesi var. Ortada olan delegelerden 68’i Biden’e 56’sı Trump’a meyilli. 67 delege de yazı-turalık…

Ortada üç dört kritik eyalet var ve başı Florida çekiyor. Akşam saat 8.30'da, Florida sonuçları belli olunca ekranları kapatma durumuna gelebiliriz.

Ancak bu denklemin değişken birkaç parametresini eklemeden öngörülerde emin olamayız.

Birinci oynak parametre posta yoluyla oy kullanımı.

Bu seferki seçimde posta yoluyla oy kullananlar rekor düzeyde.

Trump ilk günden beri posta yolunun sahtekarlığa açık olduğunu savunuyor. Eğer kritik eyaletlerde oylar az farkla Biden’in lehine çıkarsa Trump çamura yatabilir.

Olay mahkemede, olmadı Pentagon’da bitebilir.

İkinci kaygan parametre sessiz çoğunluk. Siyahilerin fütursuz gösterileri, yalan-talan, anarşi ve suç oranının tavan yaptığı ortamda birçok beyaz ‘ırkçı’ olarak yaftalanmak istemediği için ‘elini’ göstermiyor.

Nerden mi biliyorum? Anekdotsal olarak duyuyorum.

Silah satışları tarihsel rekor kırıyor. Pazartesi günü arabayla geçerken dikkatimi çekti, bizim mahallede yeni açılan silah dükkanının önünde kuyruk var. Hem de kadınlı erkekli. Sanırsın aygaz kuyruğu…

Değerli okurlar konu sıcak, şimdilik burada bitiriyorum fakat konunun Türkiye’yi ciddi şekilde etkileyen yönleri de var.

Hedefe yaklaşırken o konuları da yazacağım.

Kimin başkan olacağı Türkiye’nin (Casus Belli) savaş nedeni haline geçmesini bile etkileyecek boyutta.

A+ A-