13 Fidan Yine Şehit Oldu

Güncelleme:

13 fidan yine şehit oldu. Kürt sorunu yokmuş terör sorunu varmış. Kürt sorunu muymuş? Başka bir terminolojiymiş... Mışlarla, mişlerle olmaz. Bu kavramlarla kafa karıştırmak saçmalığını artık bırakmak lazım. Neyse neydi, ortada kalleş bir terör örgütü var.

Ne kuralı, ne ilkelesi var. Bir kolu meclise uzanıyor, bir taraftan bir takım kendini bilmez liboş aydınların, insan hakkıymış, bu gençler boşuna mı dağa çıkmışlar, onların da dillerini konuşmak hakkıymış gibi bir sürü safsatayı sayıp dökmesinin ardına sığınıyor. Sonra da dağlarda bizim gencecik evlatlarımıza pusu kurarak canını alıyor.

Gerçek olan bu kimse artık elma ile armutu karıştırmasın. Bu saçmalıkların bedelini gencecik masum evlatlar canlarıyla ödüyor.

BDP;  ‘Sayın Öcalan , şöyle buyurdu, böyle etti, biz seçimle geldik, Hatip Dicle meclise girmezse yemin etmeyiz’ diyecek. Biz de ne yapalım  demokrasi bunu gerektiriyor deyip bu durumu kabullenecek miyiz?  Bunlar meclise girdikten sonra, isteklerinin nereye gideceği, neler yapabilecekleri malum. Bu nasıl demokrasi? O ölen şehitlerimizin hakkı yenince onların insan hakkı yaşama hakkı, demokratik hakkı haktan  sayılmıyor  mu?

Yazık...

MHP lideri Sayın Bahçeli Başbakanımıza yükleniyor; açılım açılım, al sana açılım. CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu ise; hukumet terörle mücadele de planını ortaya koysun diyor.

Hukumet demoratik olma ve hukusal yapıda tek ses olma adına öyle adımlar attı ki, şu anda içinde bulunduğumuz  terör sorununu hesap edemedi. İşte çok reel bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Kürt vatandaşlarımız ve onların talepleri bir yana, eli kanlı , ilkesiz terör örgütü PKK  sorunu bir yana...

Öncelikle, Kürt sorunu dediğimiz şeyin adını koymak lazım. Bu bir dil sorunu mu, yoksa özerk bir Kürt Devleti kurma isteği mi? Bunları bilip de bilmezden gelirsek, ya da teleaffuz etmekten korkarsak, sonuç olarak bu gün geldiğimiz tablo sergilenmeye devam eder.

Böyle bir durumda partilerin birbirini suçlaması, geçmişi konuşup, sen açılım dedin bak bu hale geldi diye ortamı germesinin bir faydası yok. Tam tersi bu terör örgütü mikrop gibi zayıf ortamlardan besleniyor.  Artık var olan sorunların adının konulması ve  terörle mücadelede gereken ortak  adımların bir an önce atılması gerekir.  Biz evlerimizde rahat rahat oturuken, asıl Mehmet’ çiğin en doğal hakkı olan yaşama hakkı çiğneniyor... Entellektüel aydınlarımız  insan hakkı adına, kanal kanal dolaşacaklarına,  terör örgütünün ekmeğine yağ sürecek konuşmalar yapacaklarına , faşist damgası yemekten korkmadan biraz da Mehmet’ çiğin haklarını savunsunlar. Böylesi çok daha insani olur...