MASAK raporu ortaya çıktı! İşte DEAŞ'ın Türkiye'deki para transferleri

MASAK raporu ortaya çıktı! İşte DEAŞ'ın Türkiye'deki para transferleri
Güncelleme:

MASAK'ın, IŞİD'e finans sağladıkları iddiasıyla malvarlığı dondurulan DEAŞ'lılarla ilgili raporunda, örgütün Lübnan'dan satın aldığı patlayıcı fitillerinin parasının Gaziantep üzerinden ödendiği anlatıldı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı'nın "Araştırma Raporu," terör örgütü DEAŞ'ın Türkiye üzerinden para transferleri yaptığını ortaya koydu. Rapora göre, Lübnan uyruklu Türkiye vatandaşı Fayez Alflıtı, 2015 yılında DEAŞ'e Lübnan üzerinden patlayıcı fitili sattı. Örgüt, patlayıcıların parasını Rakka'dan Gaziantep'te para transferi yapan bir şirket aracılığıyla Lübnan'a gönderdi.

İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı, geçen yıl nisan ayında "terörün finansmanının" önlenmesi kapsamında 365 kişinin malvarlığının dondurulmasına karar vermişti. Karar uyarınca DEAŞ'e finans sağladıkları iddiasıyla 86 kişinin de malvarlığı dondurulmuştu. Bu karara dayanak olan, 296 sayfalık MASAK Araştırma Raporu, Ankara Tren Garı katliamı dosyasına girdi.

Raporda, en dikkat çeken nokta "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı" olduğu belirtilen Lübnan uyruklu Fayez Alflıtı'ya ilişkin oldu. Rapora göre, Fayez Alflıtı, geçmiş dönemde Türkiye'den yasa dışı yollarla Suriye/Tel Abyad bölgesine geçti. Suriye'deki Rakka ve Deyr Ez Zor'da bulunan Fayez Alflıtı, DEAŞ ile ticari ilişkiler kurabilmek için temaslarda bulundu.

GAZİANTEP ÜZERİNDEN PARA TRANSFERİ

Alflıtı, 2015'te Lübnan'da üretilen patlayıcı fitillerini DEAŞ'e gönderdi. Bu ticaret karşılığında örgüt kendisine Rakka'dan Gaziantep'e para transferi yapan şirketler aracılığıyla 400 bin dolar gönderdi. Bu para da Türkiye üzerinden Lübnan'a gönderildi ve bu parayı Alflıtı Lübnan'da teslim aldı. Raporda, Alflıtı'nın zaman zaman Türkiye'ye gelmeye devam ettiği, genel olarak Adana'da konakladığı anlatıldı.

Raporda, Türkiye'de yaşayan birçok yabancı uyruklu kişinin örgüt mensuplarına para transferlerini de Türkiye üzerinden yaptığına yönelik tespitlere yer verildi. Buna göre, DEAŞ'ın çatışma bölgelerine finans sağladıkları belirtilen Chahreddie Omranı'nın Türkiye'de bulunan Abuliezi Abuduhamiti'ye 5 Ekim 2016 tarihinde İngiltere'den bin 924 Euro gönderdiği belirtildi. 

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre Trabzon'da ikamet eden Yusuf El Ali Elhasan'ın irtibatları arasında terör örgütü ile iltisaklı faaliyet gösteren yabancı uyruklu birçok şahsın bulunduğu belirtilen raporda, bu kişinin Trabzon'da yaşayan Suriye uyruklu şahısların illegal para transferini yaptığı anlatıldı. Raporda, Elhasan'ın kendisine teslim edilen paraları; Ankara'da ve Şanlıurfa'da yabancı uyruklu iki kişiye gönderdiği ifade edildi. Bu paranın Şanlıurfa'da DEAŞ üyeliği iddiasıyla aranan Suriye vatandaşı Ali Elali'ye yolladığı belirtilen raporda, söz konusu şahısların da aldıkları paraları Suriye'de faaliyet gösteren El Hafız isimli şirkete aktardıkları kaydedildi.

DEAŞ'İN SURİYE'DEKİ NAKİT PARASI TÜRKİYE'DE

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'nın yazısına işaret edilen MASAK raporunda, Suriye vatandaşları Ammar Salo ve Muhammed Salo'nun çatışma bölgeleri ile bağlantılı para transferlerinde rol oynadıkları anlatıldı. Aralık 2019 itibarıyla Kahramanmaraş'ta bulunan iki ismin DEAŞ'ın Suriye/Baghuz'daki hakimiyetini kaybettiği sıralarda örgüte ait yüksek meblağda nakit paranın bölgeden çıkarılmasında rol oynadıkları anlatılan raporda, söz konusu paranın bir kısmının Ammar Salo ve Muhammed Salo'nun Suriye alanındaki irtibatları üzerinden yüklü bir komisyon karşılığında Türkiye'ye getirilmiş olabileceği kaydedildi.

DEAŞ adına 2014'te Irak/Anbar'da silahlı olarak faaliyet gösteren Hasan Maher Abdullah Abdullah'ın da Türkiye'de bulunduğu belirtilen raporda, bu kişinin her ay Samsun'da bulunan ve yabancı uyruklu şahısların işlettiği Şirketül Asıa isimli şirketten farklı isimler ile yaklaşık 10-15 bin dolar civarında para gönderdiği iddia edildi.

ÖRGÜT MENSUPLARININ AİLELERİNE PARA YARDIMI

Raporda, Ahmed Elahmed El Harun'a ilişkin de çarpıcı tespitler yapıldı. El Harun'un örgüte katıldıktan sonra altın ticareti işini paravan olarak kullandığı belirtilirken, öldürülen veya cezaevinde tutulan örgüt mensuplarının ailelerine finansal destek amaçlı faaliyet yürüten bir dayanışma fonunun sorumlusu olduğu savunuldu. İstanbul'da birçok kuyumcu dükkanı bulunan adı geçen derneklerden topladığı paralarla örgüt mensuplarının maaş ve ailelerine maddi yardımlarda bulunduğu iddia edilen raporda, Aksaray'da açtığı bir emlak ofisini örgüt mensuplarıyla buluşma yeri olarak kullandığı, Irak ve Suriye'ye düzenli olarak gittiği ve DEAŞ'ın finans faaliyetleriyle bağlantılı üst düzey mensupları arasında yer aldığı şeklinde istihbari mahiyette bilgiler iletildiği aktarıldı.

MASAK'a yazı göndererek bu bilgileri teyit eden Emniyet Genel Müdürlüğü, El Harun'un 16 Aralık 2019'da gözaltına alındığını ve tutuklandığını kaydetti.

DW Türkçe