Burcu, ikoncana sert çıkmış!

Koca parasıyla alışveriş yapılır mı?

Efendim Burcu Esmersoy demiş ki; Ben alışverişin koca parasıyla yapılanından değil, alın teri ile kazanılanından bahsediyorum diye. Bunun için de örnek olarak ikoncan İvana Sert' ten bahsetmiş. Bizim magazin basını da çok önemli bir laf etmiş gibi Burcu hanım, almış bu lafı belki iki taraf birbirine laf eder de polemik konusu olur diye manşetlere taşımış.

Bırakın köşe yazarı olmayı, bir kadın okur olarak, kadının bu kadar hafif bir malzeme olarak kullanılmasına karşıyım.

Böyle haberler yaparsanız, kimliği, kişiliği oturmamış 14- 15 yaşındaki kızlar doğru ve eğriyi nasıl ayıracak.

Bakacaklar demek ki, ünlü olmak böyle saçma laflar etmekten, ona buna sataşmaktan geçiyor deyip, biz de yarın öbür gün sahne ile ilgili bir şey yaparsak bu yollardan geçmeden gündem olamıyor, reklam yapamıyoruz diyecekler.

Sonra koca parası ne demek yani? Son yıllarda benim çok aptalca bulduğum bir kavram geliştirdiler, koca parası yiyen kadın, kendi parasını kazanan kadın diye.

Bir kere hayat müşterektir. İnsanlar evlenmişlerse, maddi ve manevi birikimlerini ortaya koyarlar. Kimin ihtiyacı varsa, diğer taraf ona yardım eder. Yok erkeğin maddi durumu iyi ise, o zaman eşi istediği gibi parasını harcar, kime ne.

Keşke her kadın, kendisini çok seven, onun için hem yüreğini, hem parasını ortaya koyan bir eşe sahip olsa. Bir kadın bundan gurur duymalı.

Kaldı ki, çalışan kadınların ve bununla öğünen kadınların da, kurt kapanı gibi iş hayatı içerisinde nasıl var oldukları ve , ne şekilde kimlere hangi tavizleri verdikleri de ayrı bir tartışma konusudur.

Babanızdan, ailenizden gelme büyük bir servetiniz yoksa, her şeye sıfırdan başlamışsanız, geldiğiniz noktaya kadar kim bilir hangi yollardan geçtiğiniz ayrıca üzerine konuşulması gereken konudur. Eğri oturup, doğru konuşacağız. Ama bunlar yok sayılır, herkes körler sağırları oynar. Ondan sonra böyle büyük büyük laflar eder. Genel olarak söylüyorum bunu. İlla ki her hangi birisi için söylemiyorum, yaşamın kuralı maalesef böyle.

Gerçekleri konuşmak, söylemek lazım.

Ayrıca kadınlar artık kadın gibi değil, kendisi çalışıyor, okuyor, kazanıyor, erkekten hiç bir farkı yok. Sonra şikayet ediyorlar, ne erkek erkek gibi, ne de kadınlar kadın gibi diye.

Roller birbirine yaklaşınca haliyle böyle bir tablo çıkıyor ortaya. Kimse şikayet etmesin.

Maç izleyen kadınları da kadınsı bulmadığım gibi, erkek gibi davranan, onlar gibi yaşayan, erkeklerle rekabet eden kadınları da sevmiyorum.

Zarif, naif, güzel, kibar, akıllı ve ölçülü kadınları seviyorum.

Yani kadın gibi kadın olanları ve gerektiği zaman, erkeğin yanında olduğu gibi bazı konularda da bir adım geride durması, bazı konularda da erkeğin bir adım önünde durması gerektiğine inanıyorum.

Ama işte maksat doğruları duymak değil, sansasyon yaratan şeyleri baş tacı yapmak.....Bizim magazin basınımız da böyle işte....

Diğer Yazıları