Moderasyonumu nasıl sevdiniz ?

Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım, İsmail Küçükkaya geçtiğimiz haftanın en çok konuşulan isimleriydi. İstanbul Belediye Başkanlığı için iki aday da birbiri ile hiç konuşmadan aynı sorulara yanıt verdiler ve birlikte bir açıkoturuma katılarak, 23 Haziran seçimlerinde İstanbul halkının niçin kendilerine oy vermesi gerektiğini anlattılar. İlk bölümde adaylar itiraz edilen seçimlerle ilgili şaibeleri konuştu, sonrasında projelerini anlattılar. Tartışma ortamı yaratılmadı hatta bir yerinde Binali Yıldırım dönüp, Ekrem İmamoğlu’ na bir laf attı. Moderatör İsmail Küçükkaya hemen Yıldırım’ a uyarısını yaptı ve o sizin muhatabınız değil bana söyleyin dedi. Yani adaylar arasında en ufak bir elektriklenme olmasına bile müsaade etmedi ve bence en sevimlisi de Küçükkaya’nın ‘Moderasyonumu nasıl sevdiniz’ lafıydı. Çok şekerdi, hepimiz anladık tabii neden sorduğunu ve dilinin sürçtüğünü. İnsanız haliyle ne kadar tecrübeli bir haberci de olsak, sonuçta üzerine bu kadar konuşulan ve her sunucunun yapmak istediği gibi bir görevi yapmak, insanı heyecanlandırır doğal artı kendisi hakkında, yapılacak olumsuz yorumların önünü kesmek istedi.  Sonrasında soruları Ekrem İmaoğlu’ nun basın toplantısı yaptığı otele giderek verdiği iddia edildi. Küçükkaya bunu yalanladı, soruları el altından İmamoğlu’ na verecek olsam niye basın toplantısının olduğu zamanı seçeyim dedi. O konuda da haklıydı aslında, hem verilecek bir soru yoktu çünkü sorular adayları sıkıştırma amaçlı sorulmuş sorular değildi. Hatta Ekrem İmamoğlu’nun Ordu havalimanında, valiye ….yapmıştır lafını görüntülerde açıkça görüldüğü üzere sormadı görüntünüz var diye. Yani aleni olan şeyi bile sorup sıkıştırmadı. Ne sorusu verecek. Hem böyle bir şey el altından verilecekse ya mail yoluyla atar ya da Whatsup tan atılır. Daha spekülasyona gerek yok.

Zerrin Özer’ in Evliliği

Geçen günlerde hatta birkaç gün önce şarkıcı Zerrin Özer 62 yaşında kendisinden 28 yaş küçük birisi ile evlendi. Daha evlenir evlenmez de, eşinin dolandırıcı olduğuna dair magazin programına bağlanan bir takım insanlar çıktı ve kendilerinin bu şahıs tarafından dolandırıldığına dair iddialar da bulundular. Kadıncağız da bu gün okuduk ki haber sitelerinden gece rahatsızlanmış hastaneye kalkmış ve boşanma kararı almış. Damadın annesi de bu iddiaları yalanlamış, bu iddiaları yapanların dolandırıcı olduğunu, oğlunun Zerrin Özer’ in bir kuruş parasına bile elini sürmediğini söylemiş.

Yani bir taraftan bu sosyal medya, magazin programları olduğu sürece hiçbir şeyin gizli kalma ihtimali yok. Herkesin her şeyi ortaya çıkıyor ama böyle yeni olmuş bir evlilik sırasında, bunu haberlere taşıyıp, insanların evliliklerini bozacak hale getirmek gazetecilik midir yoksa dedikoduculuk mudur, etik midir? Bunların tartışılması gerekir. Diyelim ki bu adam Zerrin Özer’ den önce yanlış davranışlarda bulundu ama belki bundan sonra düzgün bir hayata geçecek bunları bilemeyiz ki? Habercilik yapıp raiting alacağız diye insanların mutlulukları ile oynamanın hiç alemi yok…..

Uzun Lafın Kısası

Adaleti yüksek bir kanun olarak kabul etmekten vaz geçen bir millet, bu felaketini hiçbir başarı ile telafi edemez.

W. E Chaning

A+ A-