Kanal İstanbul'a da geçiş garantisi verilecek mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "isteseniz de yapacağız, istemeseniz de yapacağız. Temelini yaza atıyoruz" dediği Kanal İstanbul projesi için Milli gazete yazarı Zeki Ceyhan "Geçiş garantisi verilecek mi ? Eğer verilecekse Allah rızası için abartılı garantilerden uzak durulsun" diyerek tepki gösterdi.

Milli Gazete yazarı Zeki Ceyhan bugünkü "Geçiş garantisi verilecek mi?" başlıklı yazısında Kanal İstanbul tartışmalarına değindi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün AK Parti Grup Toplantısı'nda "Kanal İstanbul ile ilgili hazırlıklarımızı büyük oranda tamamladık. İhalesine yakında çıkıyoruz" demişti.

Özellikle gündemdeki eleştirilere de yanıt veren Erdoğan'ın "İsteseniz de istemeseniz de biz Kanal İstanbul’a başlıyoruz, yapacağız ve milletimizin emrine amade edeceğiz" ifadeleri dikkat çekmişti.

Ancak herkesin aklındaki soruyu bugün Mili Gazete yazarı Zeki Ceyhan gündeme taşıdı. Ceyhan AK Parti iktidarının tartışılan "yap işlet devret" projelerinde olduğu gibi Kanal İstanbul'da da bir geçiş garantisi olup olmayacağını sordu.

Ceyhan "Allah rızası için abartılı garantilerden uzak durulsun" çağrısında bulundu.

Ceyhan'ın yazısının ilgili bölümü şöyle: 

İktidar “ Kanal İstanbul” konusunda oldukça kararlı görünüyor.
İlgili bakan “Kanal İstanbul” projesi ile ilgili çalışmaların bitmek üzere olduğunu ifade ederek artık yasal düzenlemelerin yapılacağını açıklıyor.
Tamam, bu konuda oldukça kararlı ve “Kanal İstanbul” projesini tüm itirazlara rağmen başlatacak gibi görünüyorlar.
Gelinen bu noktada projenin hayata nasıl geçirileceğini merak ediyoruz.u proje de öteki devlet garantili projeler gibi mi yapılacak?
Yani sözüm ona devletin cebinden beş kuruş çıkmayacak ama geçiş garantisi mi verilecek?
Yani köprüler gibi mi yapılacak?
Yani tüneller gibi mi yapılacak?
Yani havalimanları gibi mi yapılacak? Yani şehir hastaneleri gibi mi yapılacak?
Aynı metot ve aynı yöntem ile yapılacaksa Allah aşkına geçiş garantisi verirken fazla uçuk kaçık hesaplar yapılmasın.
Önce cebimizden beş kuruş çıkmıyor deniliyor ama öyle bir geçiş garantisi veriliyor ki insana “keşke tüm para cebimizden çıksaydı” dedirtiyor. Zafer Havalimanı örneğinde olduğu gibi!
Üç şehrin ortasına bir havaalanı yapıp, üç vilayetin toplam nüfusu kadar uçuş garantisi verenler, bu sayının yüzde birine bile ulaşamayınca verilen garanti gereği ödemeler yapmak zorunda kaldılar.
Şimdi Kanal İstanbul yapılırken de aynı yöntem uygulanacaksa Allah rızası için abartılı garantilerden uzak durulsun.
Yazık bu fakir fukara insanlara!

Zeki Ceyhan'ın yazısının tamamı için...