''Tesettürlü bayan satış elemanı aranıyor''

Bu yazının konusu olan, “ Tesettürlü Bayan Satış Elemanı Aranıyor “ ilanını, Eyüp’te dini ürünler satan mağazanın camında görüntüledim.

Her ay rutin olarak ziyaret ettiğim Eyüp Sultan’da, işim bittikten sonra, hep aynı mağazaya gidip çok sevdiğim bir tespihten alırım.

Geçen hafta gittiğim dükkanda, beni bu ilan karşıladı:

12-017.jpg“ TESETTÜRLÜ BAYAN SATIŞ ELEMANI ARANIYOR “

Doğrusu çok yadırgadım. Dükkandaki bir elemana, ilanda neden “ Tesettürlü Bayan “ vurgusu yaptığını sordum. Cevabı netti:

“ Bayan müşterilerimizin çoğu tesettürlü. Bu bayanlar, kendileri gibi tesettürlü satış  elemanı ile kendilerini daha rahat hissediyorlar “

Bu, basit gibi gözüken “ Ayrımcı İlan “, Türkiye’yi bekleyen sancılı bir bölünme sürecinin sinyallerini veriyor.

Elbette bu dükkan sahibinin eleman seçerken, tesettürlü bayanları seçme hakkı var.

Ancak bu ayrıımcılığı ilanda duyurması, çok yanlış.

Düşünün, yarın bir teknoloji mağazası “ Başı Açık Satış Elemanı Aranıyor “ diye ilan verse ve herkes ayağa kalkınca da, dükkan sahibi “ Ne yapayım, benim müşterilerimin % 99’ının başı açık. Tesettürlü satış elemanı onları rahatsız ediyor. Başkalarının tesettürlü eleman hakkı varsa, benim de başı açık eleman ilanı verme hakkım var “ dese, bu kişiye ne diyebiliriz ?

Ya da bir lokanta camına “ Alevi Garson Aranıyor “ ilanı assa ve eleştirilince, “ Bizim müşterilerin % 99’u Alevi. Onlar kendileri gibi alevi garson istiyorlar “ dese, bu kişiye ne diyeceğiz ?

Daha da tehlikesi, ya bir işveren, iş ilanında aranan kıstaslara “ Türk “ ya da “ Kürt “ yazarsa ne olacak ?

Eleman arayan her iş yeri, ilanlarında elemanda aranan özelliklere; dini, mezhebi ya da etnik özellikleri eklerse, bunun sonu kaçınılmaz bir bölünmedir. Hem de kanlı bir şekilde..

Türkiye zaten; Türk / Kürt, Alevi / Sünni ve laik / dindar ekseninde yoğun bir ikilem yaşarken, bu ikilemleri “ Ekmek parası “ gibi kutsal bir alanda “ Seçim kıstası “ haline getirmek, çılgınlıktır.

Eleman arayan dini ürünler satan bu dükkan, eleman alırken, nihai kararında elbette tesettürü bir kıstas olarak alabilir. Bu, en doğal hakkıdır.

Ancak bunu ilanında, “ Olmazsa olmaz koşulu “ olarak vurgularsa, sadece ve sadece Türkiye’nin bölünmesine ve insanlar arasındaki nefret duygusunun artmasına hizmet eder.

Aydın Özdalga
twitter.com/aydinozdalga