Karatay Diyeti ne kadar sağlıklı?

Canan Karatay Hoca’ nın 20 yıldır hazırladığı bilimsel makalesi yok, dolayısı ile sözlerinin de bilimsel bir temeli yok.

Karatay Diyeti ne kadar sağlıklı?
A+ A-

HABER3.com / Ebru Eğinlioğlu Özel Röportaj - Kalp sağlığı, beslenme, kalp sağlığı üzerinde beslenmenin etkileri, fırtınalar kopartan Karatay Diyeti gerçekten sağlıklı mı? Bedenimizin motoru, yaşamın vazgeçilmezi kalbimizi, genetik mirasımız dışında nasıl daha sağlıklı hale getiririz. Tüm bu sorular ve yanıtlarını Acıbadem Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanlarından Doçent Doktor İlke Sipahi ile değerlendirdik, biz sorduk, kendisi Haber3.com okurları için, içtenlikle yanıtladı. O halde buyurun bakalım, kalp sağlığımız hakkında bildiklerimiz ne kadar doğruymuş?

1998 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Bölümü’nden birincilikle mezun olan Doç. Dr. İlke Sipahi, yine aynı yıl Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) Türkiye birincisi oldu.
Kardiyoloji alanındaki uzmanlık eğitimini 2003 yılında İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde tamamladı.

2006-2008 yılları arasında kalp yetersizliği ve kalp nakli konularında Cleveland Clinic’te üst uzmanlık eğitimi aldı.

kk.20130404105644.jpg

2008-2011 yılları arasında Cleveland’daki Case Western Reserve Üniversite’sinde Kardiyoloji Departmanı-Kalp Yetersizliği ve Transplantasyon Kliniği’nde direktör yardımcısı olarak görev yaptı.
Doç. Dr. İlke Sipahi halen Acıbadem Maslak Hastanesi’nde ve Acıbadem Üniversitesi’nde görev yapıyor.

İlke Bey yakın zamanda Amerika’ dan geldiniz, uluslararası arenada pek çok başarılı çalışmaya imza attınız, öncelikle onları sorayım , hem de okurlarımız bu sayede sizi daha yakından tanımış olsun…

Evet zor aslında insanın kendini anlatması…Son 10 yılda 50 nin üzerine makale hazırladım. Bunlar Amerika’ da sıkça basına yansıdı. İlk Araştırmalarımdan biri, çok sık kullanılan tansiyon ilaçlarının, beta blokerlerin , damar sertliğini yavaşlatabileceği, hatta geriletebileceği ile ilgili idi, hatta bu haberim Haber3 de de yayımlanmıştı. Bir tanesi buydu.

1.20130404141535.jpg

Diğeri; ideal kan basıncının ne olduğunu inceliyordu ve orada gördük ki; ideal kan basıncı 12-8 in altında. Damar sertliği olan hastalarda bu seviyelerde tansiyonları yakalayabilirsek, damar sertliğini durdurabileceği ve hatta geriletebileceğini gördük.

Sonrasında benim başyapıtım diyeceğim araştırmamda; bir grup tansiyon ilacının muhtemel yan etkileri ile ilgili idi. İlk 2010 yılında o makaleyi yazmıştım. Çok sık kullanılan bir tansiyon ilacı olan ARB’ lerin kanser riskini, özellikle akciğer kanserini arttırabileceği yönünde bir araştırma idi. Ondan sonra ilaçları bıraktım ve kalp pilleri üzerine yöneldim.

Üç odacıklı kalp pilleri vardır. Hangi hastaların bunları kullanabileceği, hangilerinin kullanamayacağı yönünde bir çalışmam oldu ve çok etkili oldu. Bir sene kadar sonra yayımlandıktan sonra tüm dünyadaki tedavi kılavuzlarını değiştirdi. Artık o sadece benim netleştirdiğim hasta grubunda bu piller kullanılmakta….

inanalım, Türk doktorlarını bu şekilde tüm dünyada da temsil etmiş oldunuz. Biz Türkiye’ ye döndüğümüzde; burada gündem bozan bir Karatay Diyeti görüyoruz. Kitaplar çok satıyor, günde 2 yumurta yiyin, tereyağlı olsun, İskender Kebap yiyin, yanında pide olmasın falan gibi, alışık olmadığımız açıklamalar yapılıyor. Ne kadar doğru bu söylenenler, yıllarca bize bunların tam tersi söylendi, kafamız karıştı, hangi bilgiye eskilere mi, yoksa Canan Hoca’ nın açıklamalarına mı?
 

1.2.20130404141535.jpg

Evet çok haklısınız, Canan Hoca son günlerde, söylemleri ile çok etkili oldu. Bizim halkımız çok olumlu karşıladı sözlerini, kitaplarını ama belki de hoşlarına gitti. Et, ye, yumurta ye, tereyağ ye bir de ilaç da içme üzerine hoş söylemler. İnsanların işine geldi bu diyetler. Biz günümüzde bu şekilde insanlara, özellikle kalp hastalarına kolesterol ilacı yazmakta, hatta diyet yaptırmakta zorlanıyoruz. Hemen hemen her hasta, kolesterol ilacı yazıldığında; Ama Karatay Hoca öyle demiyor diye itiraz ediyor. Onu her gün anıyoruz ancak; ‘’maalesef söylediklerinin  hiçbir bilimsel temeli yok’’

Hepimiz biliyoruz ki; bu gün kalp-damar hastalıklarında kolesterol yüksekliği ne kadar yüksek ise; kalp krizine, balona, by-pass’ a yakalanma riski o kadar artıyor. Kolesterol ne kadar alçak ise de, bu riskler o kadar düşüyor. Özellikle LDL dediğimiz kötü kolesteroldan bahsediyorum. Kötü huylu kolesterol 60lar, 70 ler seviyesinde giderse damar sertliği  hiç oluşmuyor ama bizim toplumda 100 ün altında bulamayız.  Kaldı ki, diyetle yüksek kolesterolü düşürmek mümkün. Dolayısıyla Canan Hoca toplum bazlı bir araştırmaya dayandırmadan, böyle bilgiler ortaya attı ve bu bilgilerin maalesef bilimsel bir değeri yok.

k7.jpg

Peki Canan Hoca’ nın bu görüşleri, uluslararası arena da konuşuluyor mu?

Hayır ben hiç konuşulduğunu duymadım. Özellikle merak ettim, Pubmed diye bir online veri tabanı var orada, bilimsel araştırmaları olan hekimlerin çalışmaları yer alıyor. Canan Hoca ise 20- 30 yıldır hiç bilimsel makale yayımlamamış. Toplam 1-2 makalesi var, kalp kapakçıkları ile ilgili orada da yardımcı yazar olarak yer almıştı. Onun dışında çok uzun yıllardır hiç makalesi yok.

Neden doktorların aynı bilgiyi aldıkları halde değerlendirmeleri arasında bu kadar önemli farklar oluyor?

Hekimlerin görüşlerinde fark olması sık görünen bir durumdur aslında. Amerika’ da da bu tarz kesimler var. Kolesterola inanmayan bir grup insan yurt dışında da var.

Bunun sebebi her zaman kalp krizi sebebinin her zaman kolesterolle paralellik  göstermemesi olabilir mi?

Doğru, aslında damar sertliği, kalp krizi bağlantısı, zatürree, pnömokok kadar bariz ve belirgin değil. Kalp hastalıkları mültifaktöryel dediğimiz tek bir faktörden kaynaklanmayan bir çok faktörün bir araya gelerek ortaya çıkardığı bir durum.

1.2.3.20130404141535.jpg

Demek farklı görüşlerin sebebi bu o zaman?

Evet tabii, mesela kolesterolü çok yüksek olmayıp da, sigara içen biri de kalp krizi geçirebilir. Her kalp krizi hastasının kolsterolü 300 değil. Ama yine de pek çok olumsuz etken birleşse bile, düşük kolesterol seviyesi, kalp krizinden bir adım daha uzaklaştırıyor insanları….

Kolesterol ilacı ne kadar etkili?

Statin adını verdiğimiz ilaçlar günümüzde çok etkili. Şöyle ki; hem kolesterol seviyesini düşürüyorlar, hem iyi kolesterolü biraz yükseltiyor, by- pass riskini düşürüyor.  Ama kim kullanmalı diye baktığımızda; riskinizi hesaplamanız lazım kolesterol ilacı kullanmak için. Şöyle örnek vereyim, evde otururken emniyet kemeri takılır mı? Takılmaz. Bunun gibi kalp krizi riskiniz varsa kolesterol ilacı kullanmak lazım. Ya da kalp krizi önceden geçirilmiştir, o zaman da kullanılır. Ama hafif bir yükseklikte, önce diyet ve spor öneriyoruz.

Ne kadar yükseklikte kullanılmalı?

Mesela sigara içmeyen, genç, kötü kolesterol seviyesi 60 olan insanlarda kullanmak gereksiz. Şeker hastalığı, tansiyonu vs yoksa.

Orta yükseklikte?

Orada biraz durum karışıyor. Amerika’ da Framingam kalp çalışması yapılmış, durağan bir kasaba burası araştırma adını da kasabadan almış Burada yaşayan yüz binlerce kişi gözlem altında tutulmuş, bunlar hiç göç etmeyen, sakin yaşayan insanlar, damar tıkanıklığı, enfarktüs riski falan hep tespit edilmiş, tansiyon, sigara etkenlerini de değerlendirerek bir çizelge hazırlamışlar. Orada ölçüler giriliyor orta seviyede kolesterollerde mesela total kolesterol 250, iyi huylusu 40 olanlarda, risk % 10 gibi belirlenmiş. % 20 lere çıkarsa başlanabilir ilaçlara deniliyor.

1.2.3.4.20130404141535.jpg

Toparlarsak ne zaman başlamak lazım bu ilaçlara?

Eğer bir damar sertliği varsa, hasta kalp krizi geçirmişse, o zaman LDL’ in 70 in altında olması lazım. Bu grupta mutlak suretle kullanılmalı. Orta seviyede, diyet ya da ilaç. Mesela şeker hastalığı varsa, kötü kolesterolü 100 ün altında istiyoruz. Bir diğer örnek diyelim hasta genç kötü kolesterolü 160, total kolesterolü 250 sigara kullanmıyor, ailesinde kalp hastalığı yok. Burada risk faktörlerini değerlendirdiğimizde, kolesterolü yüksek olmasına rağmen diyet veriyoruz.

Spor ne kadar etkili?

Spor ve diyetin etkisi var. Spor bilhassa iyi huylu kolesterol seviyesini arttırıyor. Egzersizi herkese öneriyoruz.

İyi bir kalp sağlığı için genetik mirasımızı dışında tutarsak neler yapmalıyız?

Öncelikle, risk faktörlerini kontrol ettirmeliyiz. 20 yaşından sonra herkese kolesterol seviyesi 1 kez bakılabilir. Düşük tansiyonda kalmalıyız. Bunun için egzersiz ve tuzsuz beslenme önemli. Sigara kullanmamak lazım. Alkol tüketimi varsa azaltmak. Kötü huylu kolesterolü düşük tutmak çok önemli. Eğer yüksek ise lipid oranı düşük, sebze, meyve ağırlıklı bir diyet yapılmalı ama en önemlisi, risk faktörümüzü ölçmek ve doğru değerlendirmek…

Çok teşekkürler….