Süleyman Soylu'dan ''İçişleri Bakanı hangi cemaatten?'' yazısına sert yanıt

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gazeteci Barış Terkoğlu'nun Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan ''İçişleri Bakanı hangi cemaatten?'' başlıklı yazısına yanıt verdi.

Süleyman Soylu'dan ''İçişleri Bakanı hangi cemaatten?'' yazısına sert yanıt
A+ A-

Gazeteci Barış Terkoğlu "İçişleri Bakanı hangi cemaatten?" başlıklı yazısında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun tarikatlarla ilgili "Yalandır" sözlerini Cumhuriyet'teki köşesine taşıdı. 

Terkoğlu, bugün yayınlanan köşe yazısında Nurcuların tedrisinden geçtiği iddia eden Terkoğlu, Soylu için, "Nurculuk onun düşünce hayatında belirleyiciydi. Sadece Fırıncı değil, Saidi Nursi’nin bir başka öğrencisi Mustafa Sungur’un cenazesini kaldırırken de 'Çocukluğumuzdan beri takip ettiğimiz edep timsali bir şahsiyetti' demiş, ‘Türkiye bir ağabeyini kaybetti' sözleriyle kendisindeki yerini açığa vurmuştu. Soylu’yu zaman zaman Norşin medreselerinde diz çökerken görmemiz tesadüf değil. Cemaatlere sahip çıkan açıklamasından sonra Said Yüce gibi Nurcu liderlerin ona ilk teşekkür edenler olması da'' ifadelerini kullandı.

BAKAN SOYLU'DAN YANIT

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün yayımladığı bir yazıyla bu iddiaları yalanladı.

Bakan Soylu'nun açıklaması şöyle:

"Bir söz söylemiş isek sebebi var. Çünkü onu hak etmek de önemli...

1- Çocukluğumdaki dini eğitimimi herkes bilir ki, rahmetli dedem Hacı Alaybey Soylu’dan aldım.. O beni, hayat alanında da eğitti..

2- Çocukluğum, gençliğim, Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin binalarında, koridorlarında geçti...

Bahsettiğin gruplar ve gençleri, özellikle 1980 darbesinden sonra partiyi hiç yalnız bırakmadılar, bunu herkes bilir. Bahsettiğin memleketsever, vatansever, mümtaz şahsiyetlerin hepsini parti koridorlarında, o arkadaşlarımızdan öğrendik. Bunu da herkes bilir...

3-Bu şahsiyetlere vefamız, rahmetli Menderes’ten Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'a kadar, Millet yolculuğuna, vatan sevdasına ve Müslümanlığa hizmetkârlıklarına, siyasetten ve devletten hiçbir şey istemeden samimiyetle bağlılıklarınadır. Ve 17-25 Aralık, 15 Temmuz sonrası hiçbir fitneye, ayrılığa, her türlü tehdide rağmen prim vermediler, fırsat tanımadılar. Devlete, Millete tüm birikim ve müktesebatları ile sahip çıktılar. FETÖ'ye meydan okudular...

4-Arif Önemli, 1980 darbesinden sonra yıllarca 1993'e kadar, Doğru Yol Partisi'nin Zeytinburnu İlçe Başkanlığı'nı yaptı. 1999'da benim il başkanlığımda, İl Disiplin Kurulu başkanı idi. Bunu da herkes bilir. Lakabını yakıştırdığım kişi... Kavanozda yetişmedim. Amerika'dan bir günde talimatla gelmedim.
Veya büyükelçiliklerin emzirdiği adam da değilim. Vefayı severim. Hem semtini, Hem asaletini, hem manasını... Son olarak, Herhangi bir inanç grubunun eğitimini almadım. Alsam da söylerdim. Bunu da herkes bilir...

Ancak geçmişte çok okuduğumu, kitaplar devirdiğimi de herkes bilir. Müslümanlık senin, ideolojini aldığın kirli mahfillerde öğrenilmez. Allah öğrenmek isteyene muhakkak fırsat verir...

Yazık ki Çocuk! Öğrenecek çok yolun var. Fakat işin başında fitneye düşmüşsün. Kötü yola düşmüşsün Allah kurtarsın..."