Aile içi şiddeti önlemek mümkün mü ?

Türkiye'de toplumun kanayan bir yarası haline gelen ve her gün yeni bir üzücü sonla haberdar olduğumuz aile içi şiddeti önlemek mümkün mü ? Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Öznur Ateş sorularımızı yanıtladı...

Aile içi şiddeti önlemek mümkün mü ?
Haber3.com'a Google'da abone olun Google News
A+ A-

Haber3.com olarak son zamanlarda artan aile içi şiddet, çocuklara şiddet ve kadına şiddet olaylarının temelinde yatan nedenleri Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Öznur Ateş'e sorduk.

Hemen her gün aile içi şiddetle ilgili talihsiz olaylar yaşanıyor. Toplumun kanayan bu yarası ile ilgili olarak iyi bir birey, aileler tarafından nasıl yetiştirilmelidir ?

Ebeveynler ve özellikle anneler öncelikle erkek çocuklarını yetiştirirken küçük yaşlardan itibaren karşı cinse karşı, her zaman nazik ve duyarlı olmayı öğretmelidir. Kadına evde yardım etmenin mahcubiyet değil, bir meziyet olduğu erkek çocuklarına mutlaka aşılanmalıdır.

Kız çocuklarını yetiştirirken de, bir meslek sahibi olması için çabalamak, annelerin en önemli görevlerinden biridir. Ayrıca elinden ufak tefek de olsa ev işi, yemek yapma vb. beceriler edinmesine yardımcı olmak gerekir.

Anneler özellikle kız çocuklarına nasıl bir eğitim vermeli ?

Yetişkinliğe hazırladığınız kız çocuklarına evlenmenin, gelinlik giyip kına gecesi ve düğün yapmaktan ibaret olmadığı öğretilmelidir.

Çiftler evlilik sürecinden önce ne yapmalılar ?

Eşler evlilik sürecine girdiklerinde, olabildiğince yardımlaşmak her iki cins için de bir takım sıkıntıları aşmada ciddi faydalar sağlayacaktır. Her iki tarafta belirli sorumluluğu alamayacak şekilde bu birlikteliğe başlar ve maddi-manevi ayaklarının üzerinde durmanın ne olduğunu bilmeden evlenirse yaşanan sorunlar daha da artacaktır.

Bunlar aileler tarafından evlenecek evlatlarına öğretilmiyor mu ?

Genel olarak öğretilmiyor. Aileler bir an önce torun sevme olayına geçiş yapmak için bu tip durumları gözden kaçırıyorlar. Öncelikli olarak karşı tarafın mesleğinin iyi olması aileler için yeterli. Evi, arabası ve parası da varsa iş tamamdır deniliyor. Bu kesinlikle yanlış bir yaklaşım. Tabii ki kimse evladının kötü şartlarda bir evlilik yapmasını istemez ama, bu günümüz toplumunda çok sık görülen bir durum oldu.

Evlilik başladıktan sonra çiftlerin ne yapması gerekiyor ?

Çekirdek aile olunduktan sonra, her iki taraf da kendi ailelerini mümkün olduğunca kendilerinden uzak tutmalıdırlar. Tabii bu durumda onlarla ilgili sevgi ve saygı bağını kaybetmemek gerekir. Bu aileden kopmak değil, yeni bir aile kurmanın en önemli şartlarının başında gelir. Çiftlerin evlendikten sonra, her ne kadar ailelerini kendi çekirdek ailelerinden uzak tutmaları gerekse de, evlilik öncesi her iki cinsinde birbirlerinin ailelerini iyi tanımaları çok önemlidir.

Çiftlerin ailelerinin, yaşam tarzları ve bakış açıları birbirine zıt kutuplardaysa ve her iki tarafta yapılacak/yapılan evlilikte kendi çocuğunun iyi olmasını ister. Bu tip durumlarda ailelerin yapabileceği yanlış yönlendirmeler, yeni kurulmuş bir aileye çok zarar verir.

Hele bir de, evliliği tam oturtmadan aileye yeni bir bireyin gelmesi; durumu pimi çekilmiş el bombasına çevirir. Evli çiftlerin birbirlerinin özelliklerini tam olarak tanımadan ve öğrenmeden üreme istekleri, yarın öbür gün olabilecek ayrılıklarda çocuklara çok ciddi zararlar veriyor.

Aileden yoksun büyüyen çocuklarda sıkıntılar çok mu oluyor ?

Toplumda bu durum belli olmuyor mu ? Anne veya babadan ayrı büyüyen çocukların yaşadığı sıkıntılar yaşları ilerledikçe daha da artıyor. Ya anneyi ya da babayı rol-model alamadan güven ortamında büyüyemeyen çocukların psikolojik sıkıntılarının olması, zamanında çiftlerin birbirini net olarak tanımamasından kaynaklanıyor.

Bu arada, bu durumu genellememek gerekir. Zaman zaman tam tersi olan durumlar da olabilmektedir.

Evliliklerde yaşanan tartışmalarda her iki tarafta kendinin haklı olduğunu savunuyor. Buna ne dersiniz ?

Evlilik; inatlaşmak, haklı olduğunu ispatlamak değil, karşılıklı sakin bir şekilde konuşup problem çözmektir. Bu tip durumlarda çiftlerden birinin daha sakin olması gerekir. Günümüz sosyo-ekonomik şartlarında yaşanan ciddi boyutlu sıkıntılar, cinslerin zaman zaman birbirlerine karşı gergin olmasına sebep olmaktadır. Bu tip durumlarda, eşlerden birinin yapıcılık rolünü üstlenmesi, gerekirse ve hatta haklı durumda olsa dahi, durumu alttan almasıdır.

En önemlisi ise, bir taraf gergin olduğunda diğer taraf susmalı, gerginliği büyütmemeli ve daha sonra uygun bir dil ve uygun zamanda kendi fikirlerini ve duygularını açıklayabilmelidir. Eğer ailede halledilemeyecek sorunlar var ve devam ediyorsa, bu tip durumlarda mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır.

Nişanlılık süreci ne kadar olmalı ?

Birbirlerini net olarak tanıyana kadar olmalı. Bu herkeste farklı olabiliyor. Üç ay nişanlı kalıp, akabinde evlenmek çok mantıklı değil. Ancak günümüzde çiftler, flört döneminde birbirlerini iyi tanıdıklarını sanıp, nişanlılık sürecini kısa tutmaya çalışıyorlar. Unutmayın ki, flört çiftler arasındaki ilişki başlangıcın ilk adımıdır. İşin işine nişan giriyorsa bu sefer durum çiftlerin ailelerini de ilgilendirir.

Açıkçası nişanlanma ile evlilik dönemi arasında, çiftlerde genellikle taraf duygusu oluşuyor. Evliliğin başlamasıyla bu taraf duygusu, çiftleri çoğu kez birbirlerini düşman gibi görmelerine neden oluyor.

Çiftlerin ne yapması gerekiyor ?

Dediğim gibi, birbirlerini iyi tanımaları, huylarını iyi öğrenmeleri, nelerden zevk aldıklarını çok net bir şekilde anlamaları gerekiyor.

Bunlar olmadığı zamanda da eşler arasında ciddi fikir çatışmaları başlıyor. Fikir çatışmasının fayda etmediği durumlar da ise, bilhassa erkeklerin kaba kuvvet gösterimi başlıyor. Sonrasında hukuki olarak evden uzaklaştırma kararları, kadın sığınma evleri, falanlar filanlar...

Bu arada bilhassa görsel basın bu durumu reyting için çok abartılı şekilde kullanıyor ve maalesef zaman zaman bu durum amacının dışına çıkıyor. Bilirkişiler ekranlara çıkıp, saatlerce konuşup hiçbir çözüm üretemiyorlar. Bu işin çözümü ilk olarak aileden verilecek eğitimle başlar. Bu eğitimlerden yoksun kalırsak bu tip şiddet olaylarının arkası kesilmez.  Önemli olan evliliklerin bu hale gelmemesidir. Dolayısıyla da çocukların bunları yaşamamalarıdır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

Evlenmek meziyet değil. Bence onu düzgün yürütebilmek bir meziyet. Çocuk yapmak marifet değil. O çocuğa iyi ve kaliteli bir eğitim verebilmek marifet. Çocuğuma sevgi verdim, sıcak bir yuva da yetiştirdim demekle olmuyor. Tabii onlar da gerekli ama en önemlisi eğitim. Bu eğitimi açacak olursak, ailede ve okullarda çocuklara vicdan, merhamet, duyarlılık, nezaket, yardımlaşmak, sorumluluk ve alçak gönüllülük gibi kavramlar öğretilmelidir. Ebeveynler, ağır ve yıkıcı sonuçları yaşamamak için her şeyden önce eğitime önem vermeli..

Haber3.com'a Google'da abone olun Google News