MHP'li Yalçın'dan Bülent Arınç'a zehir zemberek sözler: ''Şeytanla ortaklığı seçti''
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone OlMHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile AK Parti kurucusu Bülent Arınç arasındaki söz düellosu yeni bir boyut kazandı. . Arınç’ın kendisini Devlet Bahçeli’ye şikayet edeceğini açıklamasına sert tepki gösteren Yalçın, Arınç'ı "fitne çıkarmak" ve "şahsi saldırı" ile suçladı. . "Siyaset meydanı sızlanma yeri değildir" diyen Yalçın'ın "Şeytanla ortaklığı seçti" çıkışı Ankara kulislerini hareketlendirdi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kendisini Devlet Bahçeli’ye şikayet edeceğini söyleyen Bülent Arınç’a çok sert bir yanıt verdi. Arınç’ın siyasi eleştiri sınırlarını aştığını savunan Yalçın, "Siyaset meydanı şekvacılık ve yakınma yeri değildir" diyerek Arınç’ı "şeytanla ortaklık" yapmakla suçladı.
"SİYASİ ELEŞTİRİ DEĞİL, HAYSİYETE SALDIRI"
MHP'li Semih Yalçın, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Bülent Arınç’ın kendisine yönelik ifadelerinin politik sınırların dışına çıktığını belirtti. Arınç’ın "fitne" çıkardığını savunan Yalçın, eski TBMM Başkanı'nın şahsi haysiyete yönelik saldırıları tercih ettiğini iddia etti. Yalçın, Arınç’ın tutumunu "Siyasi eleştiri hudutlarının dışına çıkıp şeytanla ortaklığı seçti" sözleriyle nitelendirdi.
BAHÇELİ’YE ŞİKAYET ÇIKIŞINA TEPKİ
Bülent Arınç’ın, Yalçın’ın açıklamalarına devam etmesi durumunda konuyu MHP lideri Devlet Bahçeli’ye taşıyacağını söylemesi, gerilimi tırmandıran ana unsurlardan biri oldu. Bu tehdide prim vermeyeceğini vurgulayan Yalçın, siyaset arenasının bir şikayet mercii olmadığını belirterek Arınç’ın "sızlanma" içerisinde olduğunu öne sürdü.
POLEMİĞİN GEÇMİŞİ: "SİYASET FOSİLİ" VE "ŞARİBÜL LEYLİ"
İkili arasındaki kavga, Bülent Arınç’ın çözüm süreci ve KHK mağduriyetlerine ilişkin yaptığı açıklamalarla başlamıştı. Yalçın’ın Arınç’a "siyaset fosili" demesi üzerine Arınç, Yalçın için "Şaribül leyli ven nehar" (gece gündüz içen) tabirini kullanmıştı. Arınç ayrıca, Yalçın’ın açıklamalarının MHP kurumsal kimliğiyle uyuşmadığını ima ederek şikayet kartını oynamıştı.
Ankara siyasetinde AK Parti ve MHP cephesinden iki önemli ismin karşı karşıya gelmesi, "Cumhur İttifakı içerisinde bir çatlak mı var?" sorularını beraberinde getirse de, Yalçın bu tartışmanın Arınç’ın şahsi yaklaşımlarından kaynaklandığını savunuyor
Yalçın’ın açıklaması şu şekilde:
"FÂSIKÜ’L LEYL Ü VE’N-NEHAR BÜLENT ARINÇ!
Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın, “bilge politikacı ve yüksek ahlaklı kişi” maskesinin arkasına gizlediği enaniyet ve büyüklük kompleksi, aramızda yaşanan son söz düellosuyla ayan beyan ortaya serildi.
Siyaset dairesi ve sınırlarının dışına çıkmadan beyanları hakkında yönelttiğim eleştiriler, Bülent Arınç’ın pullarını döktü, fiyakasını bozdu.
Oldukça şişkin egosu, bir politik iğnenin batmasıyla parti balonu gibi patladı.
Eski Meclis Başkanının yüreğinde, “karanlıkta kara taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesi gibi gizlediği kibir ve gizli şirk” açığa çıktı.
Biz Bülent Arınç’ın günahlarını sayıp dökmedik; şahsiyata, özel hayata girmedik.
Sadece kendisinin siyasi değerlendirme ve tespitlerinin üzerine gittik.
Arınç ise siyasi tenkidi bırakarak şeref ve haysiyete tasallutu tercih etti.
Arınç’ın şahsıma yönelttiği doğru olmayan ithamlar; politik eleştiri, sert tenkit sınırlarını aşıp münafıklara özgü günah ifşasına, ayıp teşhirine dönüştü.
Her haksız ve suçlunun, her köşeye sıkışan âcizin başvurduğu gibi…
Benim Bülent Arınç’a dönük sert tenkitlerimin temel sebebi,
1. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin aziz milletimizden büyük destek gören Terörsüz Türkiye istikametindeki samimi gayretlerini seviyesiz ifadelerle değersizleştirmeye kalkmasıdır.
2. Bir Müslüman olarak “izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten çekilmek” dururken, inananlar arasında nifak ve fitne saçma çabasını sürdürmesini engellemektir.
3. “Fâsıkü’l leyl ü ve’n-nehar” işlevini terk etmesi hususunda kendisini ikaz etmektir.
Sen misin, bir egoistin gerçek yüzünü bedahetle gözler önüne seren!
Mağrur Arınç; benim sözlerimden kendine pay ve ders çıkaracağına, büsbütün hiddetlenip kamçılandı.
Beni itham ettiği sözlerden daha rezil bir üslupla ve üstelik de pek kibirli ifadelerle şahsıma saldırıda bulundu.
Bülent Arınç, her ikimizin de yaşadığı evlat acısının, vicdan terazisini hassaslaştırıp merhamet kapılarını ve gönül gözünü açtığından söz etti.
Lakin böyle hassas bir konuda bile ruhunun derinliklerindeki garez ve kini kusmaktan kendini alamadı.
Nezaket, nezahet ve nezafet izharı yerine büsbütün incitici, kaba ve nadan bir tavır içine girdi.
Bana yakıştırdığı o dedikodu cümlesini de öfkesini yatıştırmak için sarf etti.
Şahsımdan beklediği merhamet, insaf, izan ve hüsnüzan gibi ahlaki terazileri kendisi terk ederek şeytanın ipine sarıldı, belden aşağı vurmayı yeğledi.
Siyasi eleştiri hudutlarının dışına çıkıp şeytanla ortaklığı seçti.
Bülent Arınç, nefsini aşırılıktan alıkoyamayıp beni adımın anlamlarıyla da vurmaya kalktı.
Peki, kendisi asla liyakat kesp etmediği Bülent isminin manası hakkında hiç tefekkür etti mi?
Bülent Arınç, hasbelkader yüksek mevki ve itibara erişti ama ahlaki hastalıklarla alil olduğu için ismiyle müsemma olamadı.
Biz, kendisinden bir öğrenciyi babasına şikâyet eden mızmız öğretmen üslubuyla değil; abdestinden şüphesi olmayan bir musallinin vakar ve itidaliyle tenkitlerimize cevap vermesini beklerdik.
Ama Bülent Arınç öylesine cürmümeşhut hâlinde yakalandı ki iç barışın takviyesine dönük politikalarına maksatlı cümlelerle saldırdığı ve hakkımda en son şikâyetçi olacağı makama sığınarak büsbütün küçüldü.
Siyaset meydanı; şekvacılık, sızlanma ve yakınma yeri değildir.
Bülent Arınç; kendini allame-i siyaset sanıyor ve kibrini sadece dilinin arkasına değil, yüreğinin en ücra köşesine saklamaya çalışıyor ama heyhat!
Lisanı ve etvarı kendini ele veriyor.
Bülent Arınç’ın tenkitlerime sosyal medyada verdiği üslup fukarası cevap ve hakkımda sarf ettiği hakaretamiz cümleler, neticede kendisinin gerçek karakterini ele vermiş oldu.
Arınç’ın kalbinde sakladığı enaniyet ve tekebbür, bütün kamuoyunca öğrenilmiş oldu.
Nifak, fitne ve tefrikanın bir siyasetçiyi nasıl şeytanın oyuncağı hâline getirdiğini ve esfele sâfilîne düşürdüğünü ibretle müşahede ettik."
Bu Haberleri Kaçırma...
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Ol