SON DAKİKA EN ÇOK OKUNANLAR MANŞETLER FOTO GALERİ VİDEO
BIST 2.913
Altın 1.024
Dolar 17,93
Euro 18,24

Mansur Yavaş görevdeki 3 yılını anlattı, 110 proje tanıttı

Mansur Yavaş görevdeki 3 yılını anlattı, 110 proje tanıttı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği "Görev Süresindeki Üçüncü Yıl-110 Projenin Temel Atma, Açılış ve Tanıtım Töreni'nde konuştu. Yavaş, 2019 yılından bugüne kadar yaptıkları çalışmaları ve planlanan projeleri anlattı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, görevdeki üçüncü yılında, "Bugüne kadar 3 bine yakın ihaleyi canlı olarak yayınladık. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medyasını takip ettiğinizde, her gün 6-7 ihalenin canlı yayınlandığını görebiliyorsunuz. Açık ihale sayısı artıyor, katılımcı sayısı artıyor, kırım oranları artıyor. Kısacası halkın parası yandaşlara değil, hak edene gidiyor. Belediye, artık kendi içerisinde tüyü bitmemiş yetimin, garip gurebanın hakkı için adeta bekçilik yapıyor. İşte ‘değişim işleyişte’ dediğimiz durum tam olarak budur” dedi.

Yavaş’ın konuşması şöyle:

"ANKARA'YI ŞEFFAF, KATILIMCI, HESAP VEREBİLİR VE ORTAK AKILLA YÖNETMEYİ HEDEFLEDİK"

"Bugün burada, geride bıraktığımız üç yılımızı anlatmak, bu yılların hesabını vermek, sizlerle değer bulan yönetim anlayışımızı paylaşmak, üçüncü yılımızda yaptığımız ya da yapımına başlayacağımız 110 projenin açılış, temel atma ve tanıtım töreni için sizlerle bir araya gelmenin büyük mutluluğunu yaşıyorum. Bu anlamlı buluşmada, bizlerle birlikte olduğunuz için hepinize şükranlarımı sunuyorum; hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bizler, bundan üç yıl önce göreve talip olduğumuzda gür sesle şu duyguları dile getirmiştik: ‘Bu kent yoruldu, artık yormayın. Bu kent gerildi, artık germeyin. Bu kent gereksiz çekişmelerden, fitneden, fesattan çok çekti; artık etmeyin. Burası Cumhuriyet’in başkenti Ankara. Kuruluşun, kurtuluşun, nice sevdaların kenti. Burası, o nice sevdaların içerisinde en büyük sevda olan vatanseverliğin kenti. Burası, kültürün, sanatın, dayanışmanın kenti. Burası, Mustafa Kemal Atatürk’ün kenti. Bu kente ayrıştırma değil, birleştirme yakışır’ dedik. ‘Bu kente, kim daha çok oy verdiyse o bölgeden hizmete başlarım’ anlayışı değil, ‘hangi bölgenin ihtiyacı varsa oradan hizmete başlarım anlayışı yaraşır’ dedik. ‘Ankaralı artık betondan, plastikten ve ranttan kurtulmalı; Başkent’e bereket ve huzur iklimi gelmeli’ dedik. ‘Güneş, onu kapatan gökdelenden daha değerlidir’ dedik. Çünkü bir şehirde umudu arıyorsanız o şehri adaletle aydınlatmanız gerekir. Bir şehirde geleceği arıyorsanız o şehrin tarihi sorumluluklarıyla hareket etmeniz gerekir. Bir şehirde huzuru arıyorsanız o şehirde iyiliği, dayanışmayı ve kardeşliği pekiştirmeniz gerekir. Seçimlerin hemen ardından, bu sözlerimizi tutmak için kolları sıvadık. Belediyenin yönetim anlayışında büyük bir zihniyet değişimi yapmayı; Ankara’yı şeffaf, katılımcı, hesap verebilir ve ortak akılla yönetmeyi hedefledik. Üç yılın sonunda bunu büyük bir oranda başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

"ANKARA'DA ARTIK 918 KÖYÜMÜZDE ÇOCUKLARIMIZ İÇİN İNSAN HAKKI OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ ÜCRETSİZ İNTERNET HİZMETİ VERİLİYOR"

Bu kentte artık, rant kuleleri gözlerinin önünde yükselirken evlerine yıllarca kavuşamayan Mamak Kentsel Dönüşüm mağdurlarının umudu var. Bu kentte artık, tüm ekonomik zorluklara rağmen, yanına belediyenin gücünü alarak üretim yapan çiftçilerin huzuru var. Bu kentte artık, müşteri olarak görülen değil, kendini özel hisseden, el üstünde tutulan öğrencilerin ışığı var. Bu kentte artık, uluslararası standartlarda dönüştürülmüş ilk yüzde 100 yerli elektrikli otobüsü üreten mühendislerin mutluluğu var. Göreve ilk geldiğimizde bize bolca iş talebi geliyordu. Günümüzdeki ekonomik koşullar nedeniyle artık ekmek talebi geliyor. İnsanlar, bizden artık maalesef günlük ekmek ve süt istiyor. Sizler, ‘Hiçbir çocuk üşümesin, hiç kimse yatağa aç ve açıkta girmesin’ dediniz. Bizler ise bunu görev bilip yüreklere dokunduk. Bizim ulaştığımız ya da bize ulaşan hiç kimse bu kentte aç uyumadı. Çocukların servis ücretleri ödendi, süt ve ekmek ihtiyaçları giderilmeye başlandı. İşte böyle bir ortamda, bu kentte artık, evlerinin önüne gıda kolisi atılan değil, hak ettiği yardımı uygarca, Başkent Kart’la alan hemşerilerimizin mutluluğu var. Bu kentte artık, et ve süt yardımı ile çocuklarının protein ihtiyacını gideren annelerin, doğal gaz yardımı ile çocuğunu üşütmeyen babaların onurlu bakışları var. Türkiye’de ilk kez uygulanan ve en kapsamlı şehir kartı olan Başkent Kart, sosyal yardım belediyeciliğini sosyal belediyeciliğe çevirmiş; hemşerilerimizi eşi, dostu, komşusu önünde rencide eden gıda kolisi sistemini kökten bitirmiştir. Vatandaşlarımız artık kendisine dayatılanı gösterişle değil, ihtiyacı olanı, bir elin verdiğini diğer el görmeyecek şekilde istediği yerden alabilmektedir. Destek ekonomisinden ise artık sadece bir tüccar değil tüm esnaflar yararlanmaktadır.

Ankara'da artık, 918 köyümüzde, çocuklarımız için insan hakkı olarak gördüğümüz ücretsiz internet hizmeti veriliyor, kreşler açılıyor. Ankara’da artık, ilk kez bisiklet yolları yapılıyor, kadınlar saat 19:00’dan sonra otobüsten istediği yerde inebiliyor. Ankara’da artık, bağımlılıkla mücadele merkezi kuruluyor, Mola Evleri ile engelsiz çocuklarımız sosyal hayata adapte edilirken aileleri nefes alıp birlikte vakit geçirebiliyor. Spor kulüplerimizin yeni tesislerinde binlerce genç eğitim alırken ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları için YKS, LGS, KPSS ücretleri ödeniyor. Ankara’da ilk kez verilen öğrenci abonmanı ile aylık 90 liraya 225 binişlik ulaşım sağlanırken öğrenci evlerinde yüzde 50 indirimli su tarifesi uygulanıyor. Türkiye’de ilk kez yeni evlenecek çiftlere SMA testi uygulanırken kadın sığınma merkezi ve kadın danışma merkezleri ile tüm kadınlar bu kentte daha güvenli adımlar atıyor.

"BELEDİYE ARTIK TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN, GARİP GUREBANIN HAKKI İÇİN ADETA BEKÇİLİK YAPIYOR"

Tüm bunları yaparken şeffaflık ilkemizle hareket etmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 3 bine yakın ihaleyi canlı olarak yayınladık. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medyasını takip ettiğinizde, her gün 6-7 ihalenin canlı yayınlandığını görebiliyorsunuz. Açık ihale sayısı artıyor, katılımcı sayısı artıyor, kırım oranları artıyor. Kısacası, halkın parası yandaşlara değil, hak edene gidiyor. Belediye artık, kendi içerisinde tüyü bitmemiş yetimin, garip gurebanın hakkı için adeta bekçilik yapıyor. İşte ‘değişim işleyişte’ dediğimiz durum tam olarak budur. Yeni yapılan projelere, reklam pankartları yerine maliyetlerinin yazdığı afişleri asıyoruz. Belediyemizin bütçesinin nerelere harcandığını ve Sayıştay raporlarını internet sitemizde açık açık yayınlamaya devam ediyoruz. Hesap veriyoruz ve hesap vermekten büyük mutluluk duyuyoruz, keyif alıyoruz. Hatırlasınız, ‘sosyal yardımları kesecekler’ demişlerdi. Tam aksine bu yardımları artırdık, üstelik kimseyi rahatsız etmeden çağdaş bir hale getirdik. ‘Personeli işten çıkaracaklar’ demişlerdi. Şu anda işini hakkıyla yapan tüm personelimizle başarı hikayesini bir aile olarak hep birlikte yazıyoruz. Üstelik personelimiz artık maçlara ve siyasi parti mitinglerine de zorla götürülmüyor. Taşeron uygulamasını da büyük ölçüde sona erdirdik. Belediye kadrolarımızı genişleterek hem istihdamı hem de kadroların etkin kullanımını sağladık.

"KARARLARI YALNIZCA BELEDİYE BAŞKANI OLARAK BİR KİŞİ DEĞİL, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, ÜNİVERSİTELER, ODALAR, MUHTARLAR, YANİ HALKIN TA KENDİSİ VERİYOR"

Bu çalışmaların sonucunda, kentimize Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin Şeffaflık Ödülü ile Dünya Belediye Başkanları Başkent Ödülü’nü kazandırmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ödülleri alırken ‘kaç ton asfalt attın’, ‘ne kadar gökdelen diktin’ gibi soruların yanıtlarıyla değil; şeffaflık, yolsuzlukla mücadele, dezavantajlı grupların yanında olma, güven duygusu ve temiz suya yatırımlarımız nedeniyle başarılı olmamız çok değerlidir. Yine, tasarruf ve mali iyileştirme politikalarımız sonucunda, Fitch'in yaptığı değerlendirmede Türkiye'deki en yüksek kredibilite notuna sahip belediye olduk.

Kararları ise yalnızca belediye başkanı olarak bir kişi değil, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, odalar, muhtarlar, yani halkın ta kendisi veriyor. Bin 800 bileşeni, 5 meclisi, 30 çalışma grubu ile Türkiye’nin en katılımcı yapısına sahip olan Ankara Kent Konseyi’nde her saat kentin geleceği konuşuluyor, konseyimiz dünya çapında ödüller alıyor. Kentimiz hakkındaki birçok karar ise yarışmalar, anketler düzenlenerek uzmanlar ve halk ile birlikte alınıyor. Her hafta düzenlenen muhtarlar buluşmalarında ise mahallelerin sorunları ve talepleri tek tek not ediliyor. Eskiden sözlerine değer verilmeyen muhtarlarımız ile şimdi her hafta bir araya gelinip mahalle bazlı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Belediye başkanı artık köy köy, bucak bucak geziyor, sorunları yerinde tespit ediyor.

"TÜRKİYE'NİN YEREL BAZDA EN KAPSAMLI KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİNİ SUNMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ"

Seçimlerden önce en büyük hayalimizin Ankaralı üreticiyi zengin etmek olduğunu söylemiştik. Yerli üreticiyi destekleyeceğimizi, ithal ürün almayacağımızı; Hans’ı, Corc’u zengin edeceğimize Ankaralı üreticiyi zengin edeceğimizi defalarca belirtmiştik. Bugün Türkiye’nin yerel bazda en kapsamlı kırsal kalkınma desteklerini sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çiftçimize mazot, tohum, yem bitkisi, sulama borusu, gübre gibi birçok destekte bulunduk. Ürettikleri ürünleri de birçok kez belediye olarak biz satın aldık. Başkent Marketler aracılığıyla kadın kooperatifleri ve yerli birliklerin ürettiği ürünleri satın alarak onlara büyük bir pazar sunduk.

Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak 3 yılda toplam 100 bin 769 kez üreticiye destek sağladık. Ayrıca 34 bin 789 kişiye Başkent Çiftçi Kartı teslim ettik. Şimdi yine hasat dönemi geliyor. Çiftçilerimizin Ankara’da yüzü gülüyor, üretme heyecanı sürüyor. Biz de heyecanlıyız. Çünkü onları ürettikleri her bir buğdayın, her bir arpanın, her bir ürünün geleceğimiz olduğunun farkındayız. Bu yüzden kırsal kalkınmayı çok önemsiyoruz. Yeni dünya düzeninde gıda temininde yaşanan güçlükler ve iklim değişikliği gibi konuların ön plana çıktığını çok iyi biliyoruz. Geleceğimizi bu projelerde görüyoruz. Üreteceğiz ve bunu tüm kentimize yayacağız. Bu yüzden, önceki projelerimizden farklı olarak 6 adet selektör merkezi, 28 adet küçükbaş yıkama havuzu, 6 bin 300 dönüm tarımsal sulama inşaatı ve bin takım sıvat kurulumu projelerimizi de hemen gerçekleştireceğiz.

"939 BİN METREKARELİK DEV BİR ALANDA ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ DOĞAL YAŞAM VE ATATÜRK ÇOCUKLARI PARKI'NI KURACAĞIZ"

Ankara’ya çok büyük bir değer katacak olan, temelini daha önce attığımız BAKAP Gölbaşı Tarım Kampüsü için şimdiden çok heyecanlıyız. Dünyada tarım, turizm, eğitim ve rekreasyon temalarını bir arada bulunduran böyle bir proje ilk kez yapılıyor. 39 kilometre yürüyüş yolu, 19 kilometre bisiklet yolu ve on binlerce ağacın yer aldığı projemiz hızla devam ediyor. 2 bin 700 dönümlük dev alanda bunu gerçekleştirip kentimize dünya çapında bir projeyi armağan etmiş olacağız.

Bu kentin bir hayvanat bahçesi vardı. Çocukluğa dair en güzel anılar orada yaşanırdı. Aileler piknik yapar, çocuklar top oynardı. İşte bu kentin en güzel çocukluk anılarını ellerinden aldılar. Hayalleri çaldılar, bir nesli bu güzel duyguları yaşamaktan mahrum bıraktılar. Ankaralı hemşerilerime buradan müjdeli bir haber daha vermek istiyorum. Biz, bu anıları yeniden canlandıracağız, kaybolan yılları tekrar kazandıracağız. 939 bin metrekarelik dev bir alanda Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam ve Atatürk Çocukları Parkı’nı kuracağız. Parkın içinde kurulacak olan yeni, dijital donatılarla dolu bir hayvanat bahçemiz için de harekete geçiyoruz. Bunun dışında, Temelli Gölü çevresinde 773 bin metrekarelik bir rekreasyon alanı çalışmalarımıza başladık. Bu iki parkın ihale süreci ve yazışmaları devam ediyor. İnşallah 2023 yılı bitmeden bu iki parkımızı da tamamlayacağız. 4 milyon 800 bin metrekarelik Karaköy Mesire Alanı’nı baştan kuruyoruz. Doğa sporları, etkinlik alanları, bisiklet yolları ve piknik alanlarıyla burası Ankara’nın gözde yeşil alan merkezleri arasında yerini alacak.

"BİZE GELEN 6.500 ÖĞRENCİMİZİN BİR TANESİNİ BİLE AÇIKTA BIRAKMADIK"

 Ankara'yı yeşil bir kent konusunda adeta yeniliyoruz. Seçimlerden önce ‘Kentimizi yeşile boğacağız’ demiştik. İşte tüm bu projeler sonucunda, 2022 yılı sonuna kadar 10 milyon metrekareden fazla bir alanda 40’a yakın yeşil alanı kentimize kazandırmış olmayı hedefliyoruz. Sözümüz söz; bu 5 yıl bittiğinde bizler, 25 yılda yapılandan daha fazla rekreasyon alanını Ankara’ya kazandırmış olacağız.

Özellikle Mamak Kentsel Dönüşüm Projesi tamamlandığında mutluluğumuz katlanarak artacak. O bölgede hemşerilerimiz komşuluklarından, kurulu düzenlerinden yeni ev hayaliyle ayrıldılar ve 14 yıldır bu konutlar tamamlanmadı. Üstelik Büyükşehir Belediyesi, bu 14 yılda güncel değeri 2,5 milyarı aşkın kira ücreti de ödemek zorunda kaldı. Bizim burada iki seçeneğimiz vardı: Bu paraları ya göz boyayan projelere harcayacaktık ya da kendilerine verilen sözün gözyaşları içerisinde tutulmasını bekleyen vatandaşlarımıza harcayacaktık. Biz, göz boyamayı değil, vatandaşlarımızı seçtik. Değişimin işleyişte olduğunu bir kez daha ortaya koyduk.

Bir gün akşam evde otururken bir mail geldi. Mailde, yurt bulamadığı için bir öğrencinin caminin bahçesinde kaldığı yazıyordu. O öğrencimize derhal ulaştık, kalacak yer ayarladık. Daha sonra maillerin sayısı artmaya başladı. Bir de baktık ki öğrenciler için yurt konusu sadece Ankara’da değil, tüm Türkiye’de bir sorun haline gelmişti. Onlar bizim geleceğimiz, onlar bizim kıymetlimiz. Hemen işi gücü bir kenara koyduk, ekibimizi topladık ve adeta seferberlik ilan ettik. Bize gelen 6 bin 500 öğrencimizin bir tanesini bile açıkta bırakmadık. Onları Başkent’e emanet eden bir tek ailenin bile başını öne eğmedik. İşte bizim en büyük projemiz budur. Mamak’ta kurduğumuz Öğrenci Barınma Merkezi’mizde halen bin 500’den fazla evladımızı misafir ediyoruz. Sosyal donatı alanları kurduğumuz tesisimizde öğrencilerimiz tüm imkânlardan yararlanmaya devam ediyor.

"GÖREVİMİZ SONA ERDİĞİNDE İŞİNİ HAKKIYLA YAPMIŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI OLARAK ANILMAK, EN YÜCE MAKAMIMIZ OLACAKTIR"

Bu projelerimizin içerisinde ulaşım var. Bu projelerimizin içerisinde yeşil alanlar var. Bu projelerimizin içerisinde üretim, altyapı, teknoloji, sosyal yaşam, kültür, tarih, eğitim ve spor var. Esnaf var, öğrenci var, çiftçi var, garip gureba var... Ankara’nın bir kuruşunu bile israf etmeden hizmet etmek var. Peki ne yok? Âtıl proje yok. Har vurup harman savurma yok. Milyonlar harcanıp bir hayalete dönüşen işler yok. İşte bu durum, bizim en büyük mutluluğumuzdur. Görevimiz sona erdiğinde, bize güvenenleri mutlu edecek şekilde, başı dik, alnı açık, 25 ilçenin tamamına kimseyi ayırt etmeden hizmet etmiş, çok çalışmış ve işini hakkıyla yapmış bir belediye başkanı olarak anılmak, en yüce makamımız olacaktır."