AK Parti iktidarının ''kira düzenlemesi''nin detayları ortaya çıktı

AK Parti iktidarının ''kira düzenlemesi''nin detayları ortaya çıktı
Güncelleme:

Rekor üstüne rekor kırarak fahiş fiyatlara yükselen kira ücretleri için 3 bakanlığın üstünde çalıştığı düzenlemenin detayları ortaya çıktı.

Habertürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın kira artış oranına ilişkin düzenlemenin oran üzerinden bir belirleme yapılacağına ilişkin açıklamalarının ardından, söz konusu modelin "tapu rayiçli model" olduğunu iddia etti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı kira artış oranlarıyla ilgili yaptığı düzenlemenin tapu rayiçli model olduğu iddia edildi.

Habertürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, bugünkü “Kiraya tapu rayiçli model…” başlıklı yazısında kira artış oranına ilişkin getirilmek istenen düzenlemenin ‘kiraya tapu rayiçli model’ olduğunu iddia etti.

"Konu üzerinde çalışanlar ile hazırlık ekibinde yer alanlarla sohbet olanağı buldum" ifadelerini kullanan Sarıkaya, şöyle devam etti: "Baştan söyleyeyim bütün bunlar hazırlık ekibinin bir noktaya getirip, 'böyle olursa daha adil bir düzenleme olur, arzulanan yere de varılır' diyerek sunduğu model…Gerisini kabineye bırakmışlar; o nedenle kesin olarak bu model uygulanacak demem zor.Ancak üzerinde durulan, Avrupa uygulamaları da esas alınan model olarak tanımlayabilirim…"

Sarıkaya’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Model bir taşla birden fazla kuşu hedefliyor. Kiraya düzenleme getirirken, devletin gerçek vergi gelirine ulaşmasının da önünü açıyor; vatandaşı buna teşvik ediyor.

Odağına evlerin genelde belediyeler tarafından belirlenenin uygulandığı tapu rayiç bedellerini koyuyor ve ona göre bir kademe sistemi getiriyor. İkili yöntem uyguluyor.

Atadan kalma yöntemle, bir evin tapuya esas rayiç bedelinin 20 yıllık kira gelirine eşit olması ilkesiyle hareket ediyor.

Örnek verirsem… Eğer bir evin tapu rayiç bedeli 240 bin lira gösterilmiş ise bunu 20 yıla bölüp, aylık kira bedeli 1000 lira çıkıyor…

Birinci miktar olarak bu bir kenara konuluyor.

Ardından ikili sistemin, ikinci mekanizmasını çalıştırarak gerçek kira bedeline ulaşıyor.

Orada da TÜFE’nin 12 aylık ortalaması baz alınıyor; Mayıs ayında bu oran %34,46 oldu.. Uygulamada da kiracıyı koruyor ve hangisi daha düşük ise o miktarın kira olarak yansıtılmasını hükme bağlıyor.

Yukarıda verdiğim örnekten devam edersem… Rayiç bedel üzerinden hesapladığımızda bu evin baz alınacak birinci kira bedelini 1000 lira olarak hesaplamıştık.

Varsayalım ki bu kişi 600 lira kira ödüyor… Rayiç bedel üzerinden hesaplandığında 400 lira artış yapıp kirayı 1000 liraya çıkarması gerekiyor.

Ancak kirayı belirlemede ikinci etken de TÜFE olacağı için 600 liranın bu ayki oranı olan %34,46 ile 206,76 lira belirleniyor.

Kiracıyı koruma amaçlandığından, kirayı 1000 liraya çıkarmak yerine, 806,76 lira olarak kesinleştiriliyor. Yani tapu rayici ile TÜFE’den hangisi en düşük ise o uygulanıyor. Ancak tapu rayiç bedelleri üzerinden de kademeli bir oran getirilmesi modeli de geliştirilmeye çalışılıyor.

Bir başka örnekten yola çıkarsam…

Yine varsayalım ki bir evin rayici 120 bin lira görülsün… Bu durumda 20 yıla bölündüğünde kiranın 500 lira olması gerekiyor. Bu kişi 600 lira kira ödüyor; artış yapmaması gerekiyor.

Oysa enflasyon karşısında da bir artış olmalı. Burada TÜFE oranı devreye giriyor ve 600 liranın %34,46’sı olan 206,76 artış miktarı uygulanıyor… Ödemesi gereken kira bedeli yine 806,76 liraya ulaşıyor.

Böylece her ikisinde de aynı bedele varıldığı için, hem kiracı hem de ev sahibinin eşit derecede korunması hedefleniyor."

 

 

Muharrem Sarıkaya'nın Habertürk gazetesindeki yazısının tamamı için...