Sahte içki davasında 50 yıl hapis cezası

Sahte içki davasında 50 yıl hapis cezası
Güncelleme:

Çorlu'da sahte içkiden ölen 12 kişi arasında bulunan 4 kişi için açılan ilk davada karar açıklandı. 3 sanıktan biri 50 yıl hapis cezası aldı.

Çorlu'da, 21 Haziran 2021 gününden itibaren, satın aldıkları sahte içkiden 32 kişi zehirlendi. Bu kişilerden Pakistan uyruklu Ikhlague H.K. ile E.K., M.P., S.U., A.O., T.V., R.Z., N.E. eşi L.E., H.N., V.B. ile A.A. yaşamlarını yitirdi, 20 kişi de hastanede tedavi gördü.

Olayla ilgili polisin gözaltına aldığı, aralarında sahte içkileri Bulgaristan'dan getirip deposundan ilçedeki büfelere sattığı iddia edilen M.D. ile K.U., C.G., V.V., H. C. ve S.M. tutuklandı. Şüpheliler, avukatlarının yaptığı itirazlar üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

DHA'da yer alan habere göre, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, ölen 12 kişiden A.O., E.K., M.P. ve H.N. için hazırladığı iddianamede sahte içkileri sattığı belirlenen şüpheliler, C.G., M.D. ve K.U. hakkında, "Olası kastla öldürme" suçundan her ölen kişi için 20 yıldan 25'er yıla kadar hapis istedi. Çorlu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde kabul edilen iddianamede, yaralılar ve ölenlerin yakınlarının ifadelerinde, sahte rakı, votka, viski ve benzeri içkileri büfe işleten K.U., C.G.'den aldıklarının belirlendiği ve büfelerde yapılan aramalarda sahte içkiler ele geçirildiği kaydedildi.

C.G.'in ifadesinde sahte içkileri M.D.'dan aldığını itiraf etmesi üzerine M.D.'nın evinin alt katında depo olarak kullanılan bölümde çok sayıda sahte içki ve sahte içki yapımında kullanılan malzemeler ve aracında yine sahte içkiler ele geçirildiği belirtilen iddianamede, şüphelilerin büfe ve adreslerinde ele geçirilen sahte içkilerin yer aldığı plastik şişelerin, zehirlenenlerin ikametlerinde bulunanlarla aynı olduğu kaydedildi.

Çorlu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuksuz yargılanan sanıklar C.G., M.D. ve K.U. ile avukatlar hazır bulundu. Son savunmasını yapan sanıklardan C.G., alkol ve tekel satışı belgesi bulunduğunu belirterek, iş yerinde yapılan aramalarda bulunan 0,5 litrelik plastik su şişeleri içindeki sahte rakıları M.D.'dan 6-7 ay önce litresi 30-35 lira vererek satın aldığını anlattı.

C.G., "2021 ocak ayından itibaren hiç kimseye bu tarz alkol satışı yapmadım, sadece Bulgaristan bandrollü alkollerden satmışlığım vardır. Elimde bulunan alkollerin tamamın kendi içmem içindir, kimseye satış yapmadım. Zaten karantina dönemi başlamıştı, satış yasaktı, daha önce satış yaptığımız ve Havuzlar Mahallesi'nde oturduğumuz için kaçak alkol denilince direkt biz geliyoruz akıllarına, ben 2021 ocak ayından itibaren bu şekilde alkol satışı yapmadım, beraatımı talep ediyorum." dedi.

'SAHTE OLDUĞUNU BİLSEYDİM BABAMA VERMEZDİM'

Sanıklardan K.U., ifadesinde alkollü satış belgesi bulunduğunu belirterek, aramalarda büfesinde bulunan plastik su şişelerine doldurulmuş sahte içkileri C.G.'den satın aldığını söyledi.

Babasının alkolik olduğunu söyleyen K.U., "C.G. beni arayıp, 'Babanın rakısı bitti mi? İstersen getireyim.' dedi. Ben de kabul ettim ve rakılar için C.G.'e 500 lira verdim. İçkiler babamın, müşterilere bu içkileri satmadım. C.G., bu içkileri yurt dışında üretilen bandrollü içki olduğunu ve Bulgaristan sınırından geçirilmek için plastik şişelere konulduğunu söylemesi üzerine ona güvenip birkaç aydan beri babamın kullanması için aldım. C.G.'den aldığım alkollerin yapma veya sahte olduğunu bilseydim alıp babama vermezdim. Tekel alkolü bildiğim için alıp babama verdim, pişmanım, beraatımı talep ediyorum." diye konuştu.

'AİLEM KALABALIK, O YÜZDEN İÇKİ ÜRETİYORUM'

Sahte içkileri Bulgaristan'dan getirip piyasaya sürdüğü iddia edilen M.D. ise ifadesinde Bulgaristan vatandaşlığının da bulunduğunu belirterek, bu yüzden sık sık bu ülkeye gittiğini aramalarda bulunan alkolleri Bulgaristan'dan getirdiğini anlattı.

M.D., sahte içkiler ile içki yapımında kullanılan etil alkol ve aromaların kendisine ait olduğunu ifade ederek, "Ailem kalabalık olduğu için kendimiz kullanmak üzere bu şekilde içkileri üretiyorum. Bu içkileri kendim ya da ailem hiç kimseye satmadım. Neredeyse her hafta Bulgaristan'a gidip geliyorum, Aramada bulunan alkolleri Bulgaristan'dan 1 ve 5 litrelik şişelerde içinde getirdim. Çünkü orada daha ucuz, kendimiz ve misafirlerimiz tüketiyor. Kalan alkolleri de su şişelerine koyup muhafaza ediyorum. Büfe sahibi C.G.'i mahalleden tanıyorum ama samimi değilim. C.G. ya da başka kişiye ya da büfeye içki satmadım. İçkiden zehirlenen kişileri de tanımıyorum." diye konuştu.

MAHKEME ÖNCE MÜEBBET VERDİ

Mahkeme sanıklardan C.G.'e, A.O., E.K. ve H.N.'nın ölümleri nedeniyle önce müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme, sanığın eylemini olası kastla işlediği sabit görüldüğünden cezasından davranışların objektif etkisi, ceza adalet dengesi dikkate alınarak 20 yıla, ardından da sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim nedeni sayılarak 16'şar yıl 8'er ay olmak üzere toplam 50 yıl hapisle cezalandırıp, tutuklanmasına karar verdi.

Mahkeme ayrıca, C.G.'e, M.P.'nun ölümünden, K.U. ve M.D.'ya da 4 kişinin ölümüyle ilgili beraat kararı verdi.

8 KİŞİNİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Çorlu'da 12 kişinin sahte içkiden ölümüyle ilgili açılan davada ölenler A.O., E.K., M.P. ve H.N.'nın davaları karara bağlandı. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Pakistan uyruklu Ikhlague H.K. ile S.U., T.V., R.Z., N.E. eşi L.E., V.B. ile A.A.’ın ölümleriyle ilgili soruşturması sürüyor.

Ölenlerle ilgili daha önce hazırlanan iddianame, Çorlu 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından geri iade edilmişti.