Semercioğlu senden ne ''cacık'' ne ''yazar'' ne de ''gazeteci'' olur

Hürriyet gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu son zamanların en akla zarar yazısına imza attı. Okuyanların beyin hücrelerini yakan yazı sosyal medyada büyük tepki çekti.

A+ A-

Hürriyet gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu, alkollü araç kullanıp polis aracına çarpan ve bir polisin şehit olmasına neden olan Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin’e sahip çıktı.

Hürriyet gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu,Türkiye huşu içinde Kurban Bayramı'nı idrak ederken bir yazı kaleme aldı. Okuyanlar bir daha okudu. ''Yok canım, bunu demek istemiş olamaz'' diyenler oldu.

3 numara yakın gözlüğü kullanan Ahmet Amca ''hanım gözlüğü numarasını değiştirme zamanı gelmiş'' diyerek suçu gözlüğüne attı.

Vapurla Üsküdar'dan Beşiktaş'a geçen Ayten Hanım ''şu rüzgar yüzünden okuduğumu ters anlıyorum'' dedi.

Ama yoo. Ne gözlüğün ne de rüzgarın suçuydu.

''Rüzgar'' demişken Cengiz Semercioğlu da zaten yazısında ''Rüzgar'ın suçu yok'' diyordu. 

Hangi ''rüzgar mı''... Şu ünlü yönetmen Sinan Çetin'in oğlu Rüzgar'dan bahsediyordu.

Rüzgar bir gün fırtına gibi eserken son model otomobiliyle polislere çarpmıştı.

Bir polisimiz maalesef şehit düştü.

Ancak "beyin yakan'' yazı Cengiz Semercioğlu'ndan geldi. Semercioğlu ''Rüzgar'ın suçu yok, suçlu emniyet kemeri takmayan polis'' demeye getiriyordu lafı: 

“Rüzgar Çetin o talihsiz trafik kazasını yaptığı ilk günlerde yazdım; kazada şehit olan polisin emniyet kemeri takılı olsa herkesin hayatı başka şekilde akacaktı...” diye yazan Semercioğlu, şöyle devam etti:

“Trafik polisi kazadan yaralı kurtulacak, çocukları babasız büyümeyecekti. Rüzgar Çetin de yaralama suçundan yargılanacak, hâlâ hapis yatıyor olmayacaktı. Bu yüzden daha ilk günlerde dedim; Emniyet Müdürlüğü trafikteki tüm polislere emniyet kemeri takma zorunluluğu getirmeli. Hem de en ağır şekilde...” 

Satır aralarında şehit polisimiz için hamaset yapıyordu ama yazının özü şuydu: Rüzgar değil emniyet kemeri takmayan polis suçlu. 

Doğru ya son sürat üzerine gelen otomobili durduracaktı emniyet kemeri. 

Akla ziyan yazının ardından sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü.  

İşte Cengiz Semercioğlu’na sosyal medyadan gelen yüzlerce tepkiden bir kaçı:

 

Semercioğlu inciler döktürdüğü yazısına şöyle devam etti:

“Adalet herkese eşit şekilde işlediği zaman adalettir: Zengine de, fakire de, ünlüye de, ünsüze de... Zengin çocuğunun trafik kazasında adam öldürüp elini kolunu sallayarak çıkmasına nasıl itiraz ediyorsak... Haksız yere hapis yattığında da itiraz etmeliyiz. Şimdi soruyorum, Rüzgar Çetin eğer Sinan Çetin’in oğlu olmasaydı hâlâ hapiste olur muydu? Çoktan unutup gitmiştik bu kazayı.”

SOSYAL MEDYADAN TEPKİ

Bu yazının ardından sosyal medya kullanıcıları Semercioğlu’na, Rüzgar Çetin’in alkollü olduğu, 28 ayrı trafik cezasının bulunduğu, aşırı hız yaptığı ve hatalı sollama yaptığını yazmaması nedeniyle tepki gösterdi.

ÖZRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK OLDU

Yüzlerce mesajın ardından Twitter’da TT olaral çok konuşulan konular arasında giren Semercioğlu, bir yazı daha kaleme alıp eleştirilere yanıt verdi. Bu yazının tamamının yarın Hürriyet gazetesinde yayımlanacağı ifade edilirken yayımlanan bir bölümünde ise Semercioğlu’nun görüşlerini sürdürdüğü anlaşıldı. Semercioğlu, tepkilere karşılık kaleme aldığı yazısında ise şunları yazdı:

“28 KEZ TRAFİK CEZASI ALMASI DA RÜZGAR’IN SUÇU DEĞİL”

“Size bir şey söyleyeyim mi, 28 kez trafik cezası alması da Rüzgar’ın suçu değildir, doğru çalışmayan trafik ceza sisteminin suçudur… 28 ceza mı olurmuş… Oysa 5’inci cezada canına okuyup, en ağır cezayı verseler, geri kalan 23 cezaya hiç gerek kalmayacaktı… Bu adam bu kadar tehlikeliyse 28 kez göstermelik ceza keseceğinize rehabilitasyona göndermeyi denesenize… Olmadı trafikten men etsenize, ömür boyunca direksiyon başına geçemesin… Dolayısıyla göstermelik kesilmiş 28 cezaya bakarak, bir insanın karıştığı ölümcül trafik kazasını değerlendiremezsiniz… 'Zaten sicili bozuktu, iyi oldu hapiste çürüsün' diyemezsiniz…”

Cengiz Semercioğlu sana bir çift sözümüz var. Hani senin çok sevdiğin o lafın var ya "senden cacık olmaz" diye işte bu sefer bu acı gerçeği yazmak bize düştü:

Senden ne cacık olur ne gazeteci ne de yazar.