İmamoğlu'ndan ''eş başkanlık'' sorusuna yanıt

İmamoğlu'ndan ''eş başkanlık'' sorusuna yanıt
Güncelleme:

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’deki tarihi Meclis Salonu’nda düzenlenen ‘Kent Konseyi Gençlik Meclisi Simülasyonu’ etkinliğine katıldı. Etkinlik çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, İYİ Parti’de yaşanan istifalar sonrası kendisine yöneltilen ‘CHP Eş Başkanı’ yakıştırmasıyla ilgili soruya, “Kulağım kötü sesleri hiç duymuyor. Kötü sözleri de duymuyor” yanıtını verdi.

 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’deki tarihi Meclis Salonu’nda düzenlenen ‘Kent Konseyi Gençlik Meclisi Simülasyonu’ etkinliğine katıldı. Etkinlik çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, İYİ Parti’de yaşanan istifalar sonrası kendisine yöneltilen ‘CHP Eş Başkanı’ yakıştırmasıyla ilgili soruya, “Kulağım kötü sesleri hiç duymuyor. Kötü sözleri de duymuyor” yanıtını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’deki ana yerleşkede, Kent Konseyi bünyesindeki Gençlik Meclisi üyeleriyle bir araya geldi. Tarihi İBB Meclis Salonu’nda düzenlenen “Kent Konseyi Gençlik Meclisi Simülasyonu” etkinliğini, Gençlik Meclisi Moderatörü Mehmet Demir yönetti. İstanbul Kent Konseyi Başkanı Tülin Hadi’nin ardından konuşan İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin genç bir kadro tarafından kurulduğuna vurgu yaptı. Mustafa Kemal Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştığında 38 yaşında olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti'ni Mustafa Kemal Atatürk, gençlere emanet etti. Bu, öylesine söylenmiş ya da öylesine hazırlanmış bir hitabe asla değil. Kesinlikle gençlere emanet etmiştir ve bugün görüyorum ki aslında gençler, bu emanetin değeri çok iyi biliyor ve bu emanete dönük, geleceğe dönük hayalleriyle çok güçlü kararlı bir iradeye sahip olduğunu da gösteriyorlar” dedi.

 “BİR ŞEHRİN, GENÇLER ADINA HER ŞEYİ BİLEN TAVIRDA OLMASINI ASLA DOĞRU BULMUYORUM”

“Bugün ülkenin, şehirlerin yöneticileri, siyasi karar vericiler, bizler, acaba aynı oranda gençlerin değerini bilebiliyor muyuz” diyen İmamoğlu, “Bu anlamda bunu sorgulamamız gerekiyor. Burada bir eksiğimiz var. Tabii bu eksiği giderdiğimiz an, işte o zaman bu ülkenin geleceğine dönük tariflenmiş olan, gençlere emanet edilen Cumhuriyetin gerçek karşılığını verebilen yöneticiler olabiliriz” şeklinde konuştu. İstanbul ve Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Dünya ölçeğinde baktığımızda, hatırı sayılır oranda gencin olduğu, gencin yaşadığı bir ülkedeyiz ve şehirdeyiz. Bu kadar yoğun gençlikle bir arada olan ve gençlerin hayatına dair düşünce üretmek zorunda olan bir şehrin, gençler adına her şeyi bilen tavırda olmasını, ben asla doğru bulmuyorum. Dolayısıyla gerçek ihtiyaçların, gerçek taleplerin ve bunun çözümüne dönük süreçlerin, yol haritalarının belirlenmesinde de gençlerin mutlaka etkin rol almaları şart” ifadelerini kullandı.

 “YAPTIĞIMIZ HER İŞİN ALTYAPISINDA GENÇLERİN BAKIŞ AÇISI VAR”

“Farklı kanallarla, farklı mekanizmalarla gençleri dinlemeye ve onlardan fikir almaya da gayret ediyoruz” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

 “Eğer tam gaz onlarca kütüphaneyi kararlılıkla İstanbul'a kazandırıyorsak ya da on binlerce insanın İstanbul'da iş bulma konusunda etkin bir desteği alabilecekleri bölgesel istihdam ofislerini kurabiliyorsak; hiç yokken bugün artık 6.000’e doğru giden, yakında, önümüzdeki döneme açılacak olan yurtlarımızla beraber 6 bin yatak sayısına giden öğrenci yurtlarımızı açabiliyorsak; yine özellikle okullara yakın, her semte yakın Kent Lokantalarını açma konusunda ciddi bir gayret gösterebiliyorsak, mutlaka ve mutlaka bunun altyapısında sizlerin talepleri var, istekleri var. Aynı zamanda, 4-4,5 yıl içerisinde yüz binlerce gencimize karşılıksız burs imkanı sağlamışsak ve sağlamaya devam ediyorsak ya da kültürel faaliyetlerimizde ‘Koltuk Senin’ diyerek bir imkan, bir fırsat alanı oluşturuyorsak; ‘Genç Üniversiteli Eğitim Desteğinden yeni açtığımız spor tesislerine, kültür merkezlerindeki aktivitelerde özellikle sizlerin talep ettiği doğrultuda yön alıyorsak, işte tam da yaptığımız her işin aslında altyapısında gençlerin bakış açısı var.”

 “İSTANBUL GÖNÜLLÜLERİ” DAVETİ

Gençlere yönelik hizmetlerini kurumsallaştırma amacında olduklarını kaydeden İmamoğlu, “Sadece bir döneme ait ya da sadece bir başkanın sürece bakışına ait bir mekanizmayla katılımcılığın yönetilmesi, ne yazık ki kalıcı bir sistemi var etmez. O bakımdan biz sistem kurmayı, kurumsallığı ve bu sistemle birlikte daha ileriye taşımayı önemsiyoruz. İstanbul Kent Konseyi, tam da işte bu niyetle kurulmuştur” dedi. İstanbul Planlama Ajansı (İPA) bünyesinde de “Gençlik Platformu” kurduklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bütün bu mekanizmalar, özellikle lise ve üniversite öğrencilerine yönelik Kent Atölyeleriyle kurulan mekanizmalar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki gençliğin ruhunu yaşayan, yaşatan ve onlardan faydalanarak, onların destekleriyle beraber İstanbul kentine politikalar üretmenin aşamalarıdır. İstanbul Gönüllüleri de aslında böyle bir aşamayla yola çıktı ve İstanbul için çalışmak hem kendine hem de bu şehre değer katmak isteyen bir sahayı, daimi olarak, sürdürülebilir bir şekilde ve sürekli bir şekilde harekete geçirmenin önemli bir zemini oldu İstanbul Gönüllüleri. Burada da gençlerin varlığı ve gençlerin oradaki sayısının yüksek seviyeye ulaşması, bizler için çok ama çok önemli” dedi. İmamoğlu, Gençlik Meclisi üyelerini İstanbul Gönüllüsü olmaya davet etti. 

 “EN TEHLİKELİ ŞEY, ‘HER ŞEYİ BEN BİLİRİM’ İDDİASI”

“En tehlikeli şey, ‘Her şeyi ben bilirim’ iddiası” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

 “Bu tehlikeyi hiç kimse, ailesine bile yaşatmamalı. Topluma hiç yaşatmamalı. Yani bir şehre, bir ülkeye… Bu kadar tehlikeli bir şey olamaz. Yani bilgi çağında bu kadar iletişimin, bilginin çok hızlı dağıldığı bir ortamda, bir başkasının bilgisine sonsuz saygı duymalı ve ona gerekiyorsa başvurabilmeyi sağlayan mekanizmalar kurmalıyız. O bakımdan ortak aklın değerine lütfen çok inanın ve çok güvenin. Ve bunun önündeki bütün engelleri kaldırın; kaldırmalıyız Gençlerin böylesi ortamları yakaladıklarında, ben iyi biliyorum ki; daha üretken, daha yaratıcı oldukları net. O bakımdan ben, bu ortak akıl mekanizması üzerinden gençlerin fikirlerine inanıyorum ve onlara mutlak güveniyorum. Gençlerin aklına inandığım kadar, fikirlerine inandığım kadar, şunu da söyleyeyim; vicdanına, adaletine ve cesaretine de son derece yüksek seviyede inanıyorum. Bu anlamda çok kararlı, çok dayanışmacı ve aynı zamanda kendi kişisel beklentilerinin önüne mutlak toplumsal beklentileri ya da ihtiyaçları koyabilme karakterlerinde her gördüğümde gururlanıyorum ve alkışlıyorum. Tabii gençlerin sözlerini sakınmadan, her koşulda doğru bildiklerini söyleyecekleri bu mekanizmalar, yanlışın karşısında doğrunun ve adaletin oluşmasına çok değerli bir ortamda sağlamış oluyor.”

 “İstanbul’da yaşayan gençlerin hakkını, hukukunu daha fazla koruyan, onların beklentilerini daha fazla karşılayan, onların ihtiyaçlarını daha fazla gözeten bir 5 yılı daha bu kente ve bu kentin gençlerine yaşatmaya hepinizin huzurunda söz veriyorum” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: 

 “İSTER ‘EKREM BAŞKAN’, İSTER ‘EKO BAŞKAN’…”

“Ve bunu da başaracağımıza yürekten inanıyorum. Çünkü sizler hem bizim bu yolculukta rehberimiz hem denetçilerimiz hem de uyarıcılarımız olacak kişilersiniz. Gençlerin gönlünde güzel bir yere sahip olmak, benim için değerli. Sıralama yaparsam, ‘Önce çocuklar, sonra gençler’ diye tarifliyorum. Çünkü bir yönetici için, çok önemli bir masumiyet alanı olarak tarif ediyorum onların gönüllerini. Ve orada ön yargısız bakabildiklerini ve o ön yargısız çerçevede de sağlam bir teraziyle ölçerek, biçerek karar ve kanaat getirdiklerini görüyorum. Umut ederim onların gönlünde güzel bir yere sahip oluruz. Artık ister ‘Ekrem Başkan’, ister ‘Eko Başkan’; her ne olursa olsun, beni mutlu ettiğini ifade edelim. İstanbul'u gelecekte yönetecek isimlerin, yani sizlerin hem bugün buradaki simülasyonda elde ettiğiniz deneyimler hem de inşallah siyasette kuracağımız sağlıklı geçiş kanalları, yani gençlerin engellendiği değil, sağlıklı bir biçimde doğru zamanda siyasi iradelerin oluşturduğu sahalarda da etkin görev alabilmelerini sağlayacak mekanizmaların varlığıyla daha yoğun bir biçimde olmalarını ve onların özellikle yönetecek isimler olduğu gibi, doğru kararlar alınmasına da katkı sunmalarını diliyorum.”

 İYİ PARTİ’DEKİ İSTİFALAR SORUSU

Konuşmasının ardından katılımcı gençlerle anı fotoğrafları çektiren İmamoğlu, etkinlik sonrasında da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İmamoğlu’na ilk olarak, İBB Meclisi İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ile birlikte 6 Meclis üyesinin istifasıyla ilgili değerlendirmeleri soruldu. “Benim yorum yapabileceğim bir saha asla değil” diyen İmamoğlu, bu soruyu şöyle yanıtladı:

 “Her ne kadar ittifakımız olsa da bir siyasi partinin kendi iç meselesine ne yorum yaparım ne müdahil olurum. Sadece eğer orada bir anlaşmazlık, bir kavga, bir gürültü varsa; bundan üzüntü duyarım. Şu anda bende uyandırdığı tek his bu. Keşke olmasa, keşke kendi içlerinde daha bütünlükçü bir yapıları olsa. Çünkü İYİ Parti, Türkiye Cumhuriyeti demokrasisi açısından son yıllarda çok özel kararlara ve başarılara imza atmış bir siyasi partidir. Umarım kendi içlerinde sağlıklı bir süreci, sulh içerisinde bir süreci yaşarlar, yaşatırlar. Onun dışında Meclisimizde bulunan bir kısım arkadaşın partilerinden istifa etmesi de onların kişisel kararlarıdır. Kendileri için hayırlısı olsun. Elbette bugüne kadar hizmet sundular İYİ Parti grubunda. Ben İYİ Parti grubunun İstanbul'a sunmuş olduğu hizmetlerden de memnun bir Belediye Başkanıyım. Çok dayanışma ve karşılıklı istişare içerisinde, il başkanları olsun, görev almış ve şu anda alan, belediye meclis üyeleri olsun, istişare içerisinde bir süreç yönettik. Bu duygularla kendilerini buradan selamlamış olayım.”

 AK PARTİ’NİN İBB ADAYI SORUSU

İmamoğlu, bu istifalar üzerine İYİ Partililer tarafından kendisine yapılan “CHP Eş Başkanı” yakıştırmasının hatırlatılması üzerine ise, “Kulağım kötü sesleri hiç duymuyor. Kötü sözleri de duymuyor” yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile AK Parti’nin adaylarını belirlemek üzere yapılan temayül yoklamasında İstanbul için hala bir aday ismin belirlenememesine ilişkin soru üzerine de İmamoğlu, “Bütün siyasi partilerin çalışmalarını duyuyoruz. İstanbul'da, belli ki çoklu bir adaylar yarışı olacak farklı siyasi partilerin. Bu fayda getirir. Farklı düşüncelerin, farklı bakış açılarının yarışabildiği bir zeminin varlığını önemsiyorum. Umarım o fikirlerin daha iyi tartılıp ölçülebildiği, bilgi alma ortamlarının varlığıyla daha güçlü bir demokrasi şölenine dönüştüğü bir İstanbul seçimini yaşarız. Ama hep söylüyorum; elbette ki her siyasi partinin İstanbul Büyükşehir adayına saygı duyuyorum. Elbette her biri değerli kimlikler, kişiliklerdir” ifadelerini kullandı.

 “İSTANBULLULARIN İHTİYAÇLARINA ODAKLI BİR KAMPANYA OLACAK”

CHP’nin adayı olarak, İstanbulluların ihtiyaçlarına odaklı bir kampanya yürüteceğini belirten İmamoğlu “Bundan önce de öyle yürüttüğümü, yönettiğimi ve insanlarla, toplumla konuştuğumu çok fazla adayların üzerinden bir kampanya yönetmediğimi defalarca dile getirdim. Bunun bu seçimde daha da başarılısını yaşatacağım İstanbullulara. Çünkü 5 yıldır muazzam bir diyalog köprümüz var İstanbullularla. Tabiri caizse sokak, sokak, mahalle, mahalle mahalle, ilçe ilçe bunu çok güçlü bir kampanyaya inşallah dönüştüreceğiz. Her partinin adayı hayırlı olsun” diye konuştu.