Kılıçdaroğlu: Peygamberi bile istismar ediyorlar

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

A+ A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

"Süslenen kadın erkekle zina yapmış gibidir” sözlerini hadis adı altında paylaşan Burdur Milli Eğitim Müdür Vekili Mahmut Bayram'ın bu açıklamalarının ortaya çıkması üzerine kamuoyunda tartışma çıkmış ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz soruşturma başlatmıştı. Müdür vekilinin görevden alınması beklenirken tam tersi oldu,  Milli Eğitim Müdürlüğüne asaleten ataması yapıldı. CHP lideri Kılıçdaroğlu grup toplantısında yaptığı konuşmada bu duruma tepki gösterdi.

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalardından satırbaşları:

Darbe sonrası fırsatçılık yapıp sendikalı öğretmenleri meselekten atmak asla ama asla bir hak değildir. Biz açığa alınan ve görevine son verilen bütün öğretmenlerin yanındayız. Sonuna kadar sizin haklarınızı savunacağız. Öğretmen var öğretmen var. İstikbali için sevgili peygamberi bile istismar ediyor. bu öğretmeni barındırmayın ! Ben herkesin inancına kimliğine saygı gösteririm ama birisinin sevgili peygamberimizi istismar etmesine asla ama asla müsade etmem.

2324507.jpg

Okullar açıldı, kitap yok! Efendim daha önceki kitapları FETÖ'cüler hazırladı. O zaman neden bürokratla dgörevde de öğretmenler görevden alınıyor. Hiç bir anne baba çocuğunun eğitiminden memnun değil. Veliler okullarına sahip çıkmak için çocuklarıyla eylem yapıyor. Türkiye'yi orta çağ karanlığına götürmek istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz.

Şimdi sık sık nerede mağdur, mağdur varsa milletir diyor. Ben de milleten söz ediyorum zaten!

Örnek vereceğim; öğretmeni öğretmenlikten atıyorsunuz. Lojmanında da atıyorsunuz. Hadi attın, sonra ne yapıyor; bu öğretmen çoluk çocuğunun geçimi için Bursa'nın Kestel pazarında biber satıyor. Belediye gelip tezgahı kaldırıyor sen FETÖ'cüsün diye. Bir kişi suçlu diye kalkıp  ailesini niye cezalandırıyorsun!

Bir istihbarat astsubayı. 15 Temmuz gecesi gelen alarmla görev yerine gidiyor. Gidiyor AK Parti'ye ona diyorlar ki 'Kocandan boşanacaksın'. Kim oluyorsun sen? Bu kadın şehit yakını olduğu için işe yerleştirilmiş. Kocasını hapse atıyorlar bu kadını da işten çıkarıyorlar.

Ben bunları söyleyince üzülüyorlar. Efendim bir ruh varmış, 3 kez vurunca bir ruh gelecekmiş! Bir insanı aile boyu açlığa mahkum etmek hangi vicdana sığar!

Annelerin çocukları da işsiz. 3 Örnek vereceğim; Bitlis Mutki. 34 kişi 7-8 ay temizlik işine bakacak. Mutki'de 2 bin 110 kişi bu işe başvuruyor. Batman'da 7 bin kişi başvuruyor. Nevşehir; 174 kişi temizlik işi için eleman alacağız diyorlar. Başvuran 3 bin 192 kişi. Bu tabloyu konuşmak istemiyorlar. Anneler çocuklarını askere göndermiş umutla bekliyor evladım eve sağ salim gelecek mi diye. Her annenin derdine derman olmak benim görevim.

Ekonomi iyi gitmiyor. Bir Cumhurbaşkanı iki Başbakan var. Ama adalet var mı? Adalet yok. Türkiye iyi yönetilmiyor.

Hep diyorlar ya üst akıl üst akıl, öyle anlaşılıyor ki ülkeyi başka biri yönetiyor. Yönetimin temel anahtarı halkı mutlu etmektir. İyi yönetirsiniz hiç kimsenin derdi olmasın! Ülkede terör olmasın, huzurlu bir ülke olsun! Yönetimi halkı soymak üzerine inşaa ederseniz ı bu ülkeye huzur getirmez.

Osmangazi Köprüsü yaptık. Eyvallah çok mutluyuz. Hiç bir şikayetimiz yok. Köprü yap işlet devret modeliyle yapıldı. Devlet garanti verdi. 790 milyon dolara maloldu. 2 milyar 355 milyon TL'ye mal oldu. Devlet bu köprüyü yapanlara garanti verdi. Yılda 40 bin araç geçecek geçmezse ben 511 milyon dolar para vereceğim. Geriye kalan 17 yılda 27 katrilyon parayı bu firmalar kazanacak. Kim ödeyecek bunu? Buradaki gariban vatandaşlar ödeyecek! Şimdi ben esnaf kardeşime soruyorum, sanayici kardeşime soruyorum. Allah aşkına bir yatırıp bin kazandıran bir model size soruldu mu? Köprü yapıyorsunuz maliyeti 1.5 yılda çıkıyor. 17 yıl para kazandırıyorsunuz.

İstanbul'da Boğaz Köprüsü var gidiş-geliş 4.75 kuruş. Osmangazi Köprüsü'nden geçerseniz 178 TL. Adam ne yapıyor feribotu kullanacağım. Bakın göreceksiniz feribotu da kaldıracaklar.

Darbe girişimi oldu, hep beraber karşı çıktık! Parlamento bu Meclis kendi tarihinde çok önemli bir gelişmeye imza attı. Grubu olan 4 parti bir bildiri yayımladı. Yetmedi TBMM Başkanı ben de imzalayacağım dedi. Okuyorum, sağır sultanlar duysun diye okuyorum.

İMZA ATTIĞIMIZ BİLDİRİDE DİYOR Kİ...
"...Unutulmamalıdır ki TBMM Kurtuluş Savaşı'nı yöneten, Türkiye'nin demokrasiye geçişini gerçekleştiren, demokratik parlamenter sistemi yıllar içinde gerçekleştirmiş bir milleti yokluk ve yoksulluktan alıp muasır medeniyet seviyesine çıkarmanın mücadelesini vermiş bir Meclistir. Meclisimiz tek yürek ve tek vücut olarak, büyük bir cesaretle darbeye karşı haysiyetli bir duruş sergilemiştir. Darbecilere gereken cevabı dünyaya da gereken mesajı vermiştir...."

Şimdi ben, diğer siyasilere diyorum ki siz imzanıza sahip mi çıkıyorsunuz yoksa çıkarlarınıza mı sahip çıkıyorsunuz. O zaman siz başkalarının teslim aldığı bir kişisiniz demektir. bu imzayı attık şimdi bu imzalar unutulmuş. Kapı gibi imza. Sadece bizim değil BM'ye gönderildi. Bütün yabancı elçiliklere gönderildi.

PEKİ SEN BU FİİLİ DURUMA NİYE KARŞI ÇIKMIYORSUN?
Ya işsizlik var, yolsuzluk var, eri var, erbaşı var, doktur var, mağduru var. Şimdi bunları bırakmışlar bir kişinin derdine düşmüşler. Koltuğu nasıl ikram ederiz diye düşünüyorlar. Buradan siyasi partilerimizin genele başkanlarına sesleniyorum; ortada hukuksuz bir durum varsa uyarmak bizim görevimiz. Efendim fiili durum var. Peki sen bu fiili duruma niye karşı çıkmıyorsun? Ben size kadın kardeşlerim duysun diye bazı isimler söyleyeceğim: Gül Hanım, Kara Fatma, Binbaşı Ayşe, Aziye Özalp, Ulviye Hanım... Bunlar ulusal kurtuluş savaşında onurlarıyla ölüme giden kadınlardır. Birileri haddini aşıyorsa ona ders vermek bütün kadınların ortak görevidir. Nokta.

HAPİSHANELER DOLDU!
Hapishaneler tıka basa dolu. Öğrencisi, hakimi, savcısı, eri, erbaşı hapiste. Gazetecisi hapiste... Böyle bir yapıyı doğru bulmuyoruz. Bilim insanı da hapiste. Necmiye Alpay... Dünya çapında bir dil bilimci. 12 Eylül'de 3 ay Mamak cezaevinde duran bir isimdi. Aslı Erdoğan, bir fransız edebiyat dergisi diyor ki 21. yüzyılda edebiyat dünyasına damga vuracak 50 isimden birisi. Niye hapiste, darbe fırsatçılığı yüzünden hapiste. Altan kardeşlerden tutun da Şahin Alpay'a, Murat Aksoy'un serbest bırakılmasını istiyoruz.

Dış politikaya değinmek isterim. Dış politika milli olmalı. Dış politikayı kapalı kapılar arkasında oluşturamazsınız. Dışpolitika konusunda konuşmaması gereken Cumhurbaşkanı konuşuyor. Başbakan konuşmuyor, Dışişleri Bakanı konuşuyor.  Dışpolitikadaki hedefleri kim belirliyor. Cumhurbaşkanı. Sorumluluğu olmayan birisi niye hedef belirliyor. Sayın Bianli Yıldırım, koltuğunuzun hakkını verinç Konuşacaksa hükümet konuşsun niye başkaları konuşuyor. Musul konusunda esip gürlüyordunuz değil mi?Dünyayı, dünya dengelerini bileceksiniz. Eğer bunları bilmeden konuşursan, A planım var, B planım var dersen seni plansız bir halde oraya koyarlar. Dubai televizyonuna meshep temelli açıklama yaptı. Her şey orada bozuldu. Türkiye'yi Ortadoğu'da yalnızlaştırdılar. Şimdi kimse Türkiye'yi dikkate almıyorlar. Bu benim ağrıma gidiyor. Musul konusunda Türkiye'nin masa dışında tutulması en büyük yenilgilerimizden birisidir.

BENİM MİLLİYETÇİLİĞİMİ SORGULAYACAKSAN BEŞPARMAK DAĞLARINA BAK!
Mustafa Kemal hastadır. Hatay'ın alınması gereklidir. Adana ve Mersin'de askeri törenlere gider. Birileri kalkmış benim milliyetçiliğimi sorguluyor. Sen önce Kıbrıs'ın Beşparmak dağlarına bak! Şu soruyu sayın Bahçeli'nin sayın Binali Yıldırım'a sormasını isterim. Kerkük'ü siz kime teslim ettiniz? Kerkük'e kim gitti? Kerkük'e 2 sefer TIR'larla yadım götürdük. Kerkük'ü birilerine teslim edeceksin sonra Musul'da da ağlayacaksın. Eğer sen bağırıp çağırırsan kimse de seni ciddiye almaz. Irak ve Suriye politikasında kaybeden tek ülke var o da Türkiye o bölgede kaybeden halk da Türkmenler.

Dışişleri Lozan'da bir açıklama yaptı. Terörist El Nusra derhal Halep'ten ayrılmalı. Cumhurbaşkanı da ne diyor El Nusra ile dost olacaksın. El nusra konusunda bile görüş birliği yok! Dışişleri Bakanı'nı kutluyorum. El Nusra derhal Halep'ten çekilmeli.

Darbe oldu, bunun siyasi ayağı kim belli olmadı. Türkiye'yi darbeye hazırlayanlar kimlerdir? Bu kadar mağdurun oluşmasına kimler yol açtı?

2011'DE KOMUTA KADEMESİ İSTİFA ETTİ
2011 Temmuz ayında Genelkurmay Başkanı ve 4 Kuuvet Komutanı istifa etti. Gönderdiği bir mektup var Genelkurmay Başkanı'nın. "Şu anda 173‘ü muvazzaf, 77‘si emekli olmak üzere 250 general-amiral, subay, astsubay ve uzman jandarma çavuş, hürriyetlerinden yoksun olarak tutuklu bulunmaktadır. Tutuklamaların evrensel hukuk kaidelerine, hakka, adalete ve vicdani değerlere uygun olarak yapıldığını kabul etmek, bir çok hukukçunun da ifade ettiği gibi, mümkün değildir. Bu durum, bir çok defa yetkili makamlara iletilmesine, anlatılmasına ve takip edilmesine rağmen soruna yasal çerçevede bir çözüm bulunması mümkün olmamıştır. Haklarında henüz hiç bir kesin yargı kararı olmamasına rağmen tutuklu bulunan 14 general-amiral ile 58 albay, hürriyetlerinin tehdit edilmesinin yanı sıra mevcut yasalarımız gereğince bu yıl yapılacak Yüksek Askeri Şura‘da değerlendirmeye girme hakkını kaybetmiş ve peşinen cezalandırılmıştır. Soruşturma ve uzun süreli tutuklamaların bir amacının da TSK‘nın sürekli gündemde tutularak kamuoyunda bir suç teşkilatı olduğu izleniminin yaratılmaya çalışıldığı, bunu fırsat bilen yanlı medyanın da her türlü yalan haber, iftira ve suçlamalarla yüce ulusumuzu kendi silahlı kuvvetlerine karşı tavır almaya teşvik ettiği dikkatlerden kaçmamaktadır. Bu durumun önlenememesi ve yetkili makamlar nezdinde yapılan girişimlerin dikkate alınmaması Genelkurmay Başkanı olarak personelimin hak ve hukukunu koruma sorumluluğumu yerine getirmeme engel olduğundan, işgal ettiğim bu yüce makamda göreve devam etme imkanını ortadan kaldırmıştır."

Bu tasfiyeye neden olan yetkili makamlar kimlerdir?

2 - 2011 yılında Tuügeneral olup görev yerine gidiyor Mehmet Dişli. Buna özel bir uygulama veriliyor. Genelkumay Başkanlığı'na getiriliyor. Kendisine ait özel bir daire kuruluyor. Oranın başına daire başkanı olarak atanıyor. 2015'te Tümgeneral olarak terfi ediliyor. Yine aynı dairede kalıyor. Mehmet Dişli'yi ısrarla Genelkurmay Karagahı'nda tutuan, ve darbe girişiminde Genelkurmay karargahını teslim alaması için i,mkan veren hangi iradedir?

2013, 2014, 2015... Albay rütbesinden general rütbesine terfi eden subaylar var. Darbeden tutuklu askerleri albaylıktan generalliğe terfi eden irade hangi iradedir? FETÖ'cü askerlerin önünü açan irade hangi iradedir?

YAŞ kanununda bir değişiklik yapılıyor. 3 general terfi ettirilmiyor ve ordudan ayrılmasına neden oluyorlar. Tarih 2013. Bugün OHAL'i kullanan siyasi irade siyasi ayağıdır. Öğrencileri , öğretmenleri, garibanları bırakın. Eğer birilerini sorgulayacaksanız Türkiye'yi adım adım darbeye taşıyanları sorgulayın. Şunu söylüyorum; benim bu anlattıklarımda şu kelime yalnıştır diyorlarsa çıkıp özür dileyeceğim. Sizin gücünüz garibana yetiyor, kendi yanındaki adama yetmiyor.