Meme kanserinde devrim gibi gelişme: Yeni DNA testi milyonları kemoterapiden kurtarabilir
Hem Haber3.com'a destek olmak hem de gündemi kaçırmamak için Haber3.com'u Google News'te favorilerinize ekleyin.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Olİngiltere'de University College London (UCL) öncülüğünde geliştirilen "Prosigna" adlı yeni DNA testi, milyonlarca meme kanseri hastasını gereksiz kemoterapiden kurtarma umudu oldu. 4 bin 429 hastanın katıldığı araştırmada, katılımcıların 3'te 2'si sadece hormon tedavisi ve radyoterapi ile sağlığına kavuştu.
İngiltere merkezli University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, meme kanseri tedavisinde devrim yaratacak bir adımı müjdeliyor.
Bilim insanları, kanser tedavisinde yorgunluk, mide bulantısı, saç dökülmesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve doğurganlık sorunları gibi yan etkilere yol açabilen kemoterapi tedavisinden hangi hastaların fayda sağlayacağını belirlemeye yardımcı olacak yeni bir DNA testi geliştiriyor. İngiltere merkezli University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışma kapsamında geliştirilen test sayesinde, milyonlarca meme kanseri hastasının gereksiz yere kemoterapi görmesinin önüne geçilebileceği düşünülüyor.
Geliştirilen "Prosigna" adlı yeni DNA testi sayesinde, milyonlarca meme kanseri hastasının kemoterapinin ağır yan etkilerine maruz kalmadan tedavi edilebileceği kanıtlandı.
Haber3.com olarak derlediğimiz bilgilere göre; testin uygulandığı hastaların 3'te 2'sinden fazlası yalnızca radyoterapi ve hormon tedavisi görerek yüzde 93,7 oranında 5 yıllık sağ kalım başarısı elde etti.
Bu genetik test, hastaların tümör dokusundaki 50 farklı genin aktivitesini analiz ederek kemoterapiye gerek olup olmadığını yüksek bir doğrulukla belirliyor.
4 Bin 429 Hasta Üzerinde Denendi
İngiltere, Norveç, İsveç, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayland’ı kapsayan geniş çaplı "Optima" araştırmasına, yeni teşhis konmuş 40 yaş üzeri toplam 4 bin 429 hasta katıldı. Bilim insanları, hastalığın yeniden nüksetme riskini hesaplamak amacıyla Prosigna testini kullandı. Düşük risk puanı alarak kemoterapi uygulanmayan hastaların 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 93,7 olurken, kemoterapi alan grupta bu oran yüzde 94,9 olarak kaydedildi. Bu sonuçlar, aradaki minimal farka rağmen hastaların büyük bir kısmının kemoterapinin ağır fiziksel ve duygusal yükünden tamamen kurtulabileceğini gösteriyor.
Kemoterapiden Korkan Hastaya Umut Oldu
Çalışmanın en dikkat çekici başarı hikayelerinden biri ise 64 yaşındaki Karen Bonham oldu. 2017 yılında meme kanseri teşhisi alan ve kemoterapiden büyük korku duyan Bonham, test sayesinde kemoterapi uygulanmayacak gruba dahil edildiğini öğrendiğinde büyük bir rahatlama yaşadığını ifade etti. Sadece radyoterapi ve hormon tedavisi ile kanseri yenen Bonham, teşhisin üzerinden geçen 9 yılın ardından bugün Galler'in Cardiff şehrinde tamamen sağlıklı ve aktif bir emeklilik yaşamı sürüyor.
Uzmanlar, kanserin moleküler alt tipini belirleyen bu testin önümüzdeki yıllarda standart tedavi prosedürlerine entegre edilmesini ve milyonlarca hastayı muhtemel uzun vadeli yan etkilerden korumasını bekliyor.
"Sonuçlar, kişiselleştirilmiş bir tedaviye doğru atılmış önemli bir adımı temsil ediyor"
Çalışmaya başkanlık eden UCL Kanser Enstitüsü Meme Onkolojisi Profesörü Rob Stein, "Ulaşılan sonuçlar, daha kişiselleştirilmiş bir tedaviye doğru atılmış önemli ve kayda değer bir adımı temsil ediyor" dedi.UCL’ye göre çalışmanın sonuçları sayesinde İngiltere’deki kamu sağlık sistemi dahilinde yılda 5 binden fazla hastanın gereksiz yere kemoterapi almasının önüne geçilebileceği tahmin ediliyor. UCL’ye göre sonuçların 40 yaş altındakiler için geçerli olup olmadığı henüz bilinmiyor ve bu konuda sonuç alınması için birkaç yıl daha gerekiyor.
Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar, ABD’nin Chicago kentinde düzenlenmekte olan dünyanın en büyük kanser konferansı Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin (ASCO) yıllık toplantısında sunulacak.
Meme kanserindeki temel tedavi yöntemleri
Meme kanserinde temel tedavi yöntemi olarak, tümörlerin çıkarılmasına yönelik cerrahi müdahale benimseniyor. Hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla ise çoğu zaman kemoterapi öneriliyor.
Kemoterapi ayrıca, yakındaki lenf düğümlerine yayılmış erken evre meme kanseri hastalarına da düzenli bir şekilde uygulanıyor.
Uzmanlar, ağır yan etkileri olan kemoterapinin en yaygın meme kanseri türüne sahip bazı hastalar için çok az fayda sağladığına işaret ediyor.
İHA
Bu Haberleri Kaçırma...
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Ol