Merkez Bankası Mayıs 2022 faiz kararını açıkladı

Piyasalar yükselen dolar/TL’deki seyri takip ederken TCMB Mayıs 2022 faiz kararını açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14'te sabit bıraktı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası merakla beklenen Mayıs 2022 faiz kararını açıkladı. Yıllık enflasyonun yüzde 69.97'ye yükselmesi ve geçen aylardaki faiz indirimlerinin kur krizini tetiklemesi ardından TCMB, geçen ay olduğu gibi bu ay da politika faizinde değişikliğe gitmedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14'te sabit bıraktı.

TCMB, geçen yılın son 4 toplantısında faizde toplam 500 baz puan indirime gittikten sonra, bu yılın ilk 4 toplantısında bir değişiklik yapmamıştı. Bugünkü kararla birlikte böylece son 5 toplantıda faize dokunulmadı.
Merkez Bankası bir sonraki faiz toplantısını 23 Haziran 2022'de gerçekleştirecek.

Eylül ayında faiz indirim döngüsüne başlayan Merkez Bankası, Eylül’den Aralık ayına kadar 500 baz puan indirerek politika faizini yüzde 19 seviyesinden yüzde 14’e kadar çekmişti.

Enflasyonun Nisan ayında %70'e yaklaşmasına ve gelecek aylarda yükselişini sürdürmesinin beklenmesine rağmen Merkez Bankası'nın (TCMB)  politika faizini %14 seviyesinde sabit bırakması bekleniyordu.

İşte TCMB'den yapılan açıklama:

Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 14 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Etkisi artarak sürmekte olan jeopolitik riskler, küresel ve bölgesel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin artmasına yol açmaktadır. Küresel gıda güvenliğindeki ticaret yasakları ile artan belirsizlikler, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, temel gıda ve enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha da belirgin hale gelmesi ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini vurgulamaktadırlar. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adımlarında ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürmektedir.

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, bölgesel farklılıklar ortaya çıksa bile dış talebin giderek artan olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinde enerji fiyatlarından kaynaklanan riskler devam etmektedir. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kurul, uzun vadeli Türk lirası yatırım kredileri de dâhil olmak üzere kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşmasının finansal istikrar açısından önemli olduğunu değerlendirmiştir. Bu çerçevede Kurul, güçlendirdiği makroihtiyati politika setini ilave tedbirlerle kararlılıkla uygulamaya devam edecektir. 

Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etmektedir. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve güçlendirilerek sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan teminat ve likidite politika adımları devreye alınacaktır.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.

Beklenti neydi ?

Reuters anketine katılan 15 ekonomistin tamamı Mayıs ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizlerin sabit bırakılacağı görüşünde.

Yılsonu için tahmin veren toplam 8 katılımcıdan 2'si TCMB'nin yıl bitmeden faiz artırmak zorunda kalacağını öngörüyor. Ankete katılan ekonomistlerden biri politika faizinin yıl sonunda %15'e yükseleceğini tahmin ederken diğer bir katılımcı ise %20 seviyesine artttırılacağını öngördü.

Ekonomistlerin beklentileri 20 yılın en yüksek seviyesine ulaşan enflasyonda zirvenin henüz görülmediği ve birkaç ay daha yükselişin sürebileceğini gösteriyor fakat anketteki katılımcıların çoğu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın üretim ve ihracatı önceleyen ekonomi programı çerçevesinde düşük faiz kararlılığı nedeniyle faiz tepkisi verilmeyeceği beklentisini koruyor.

TCMB, faizin enflasyona sebep olduğu görüşünü savunan Erdoğan'ın talepleri doğrultusunda geçen yılın sonunda politika faizini kademeli olarak 500 baz puan indirerek %14'e çekmişti.

Gevşeme döngüsü geçen sene kur krizine sebep olarak dolaylı yoldan enflasyonun sert yükselmesine sebep olurken, Şubat ayında Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından artan küresel enerji maliyetleri ise fiyat artışlarını daha da körüklemişti.

DEĞİŞİKLİĞE DAİR SİNYAL YOK

TCMB ise enflasyondaki yükselişe rağmen son dört toplantısında politika faizini değiştirmedi. Banka daha sonra faiz değişikliği yapabileceğine dair de sinyal vermedi.

Bazı ekonomistler ise TCMB'nin kararlarının öngörülemezliği sebebiyle son aylardaki anketlere katılmamayı seçiyor.

TCMB AÇIKLADI: YIL SONU DOLAR VE ENFLASYON TAHMİNİ UÇTU

Piyasa katılımcıları yıl sonunda enflasyonun yüzde 57,92 seviyesine çıkmasını öngördü.

Bir önceki anket döneminde yıl sonu beklentisi yüzde 46,44 olarak belirlenmişti.

12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 33,28 oldu, önceki ankette bu beklenti yüzde 28,41 olmuştu.

24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,68 ve yüzde 19,54 olarak gerçekleşti.

Dolar/TL beklentisi 17,57'ye çıktı
Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi bir önceki anket döneminde 16,85 iken, bu anket döneminde 17,57 oldu.

12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 17,84 TL ve 18,47 TL olarak kaydedildi.

Katılımcıların 2022 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,2 iken, bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. 2023 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 4 oldu.