Kulisler bunu kunuşuyor: Özgür Özel'in A, B ve C planı ortaya çıktı

Kulisler bunu kunuşuyor: Özgür Özel'in A, B ve C planı ortaya çıktı
Güncelleme:

Yargının 'mutlak butlan' kararı sonrası CHP'de sular durulmuyor. Gazeteci Barış Terkoğlu, katıldığı canlı yayında siyaset gündemini sarsacak kulis bilgilerini paylaştı. Özgür Özel cephesinin bayram sonrası kurultay için imza sürecini başlatacağını belirten Terkoğlu, kurultay yolunun tıkanması ihtimaline karşı masada olan B ve C planlarını açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yargı kararıyla yönetimin değişmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte gözler Özgür Özel'in yol haritasına çevrildi. 

Gazeteci Barış Terkoğlu, Sözcü TV canlı yayınında katıldığı programda, Özgür Özel cephesinin yalnızca kurultay hesabı yapmadığını, olası erken seçim ihtimaline karşı “B ve C planlarını” da masaya koyduğunu öne sürdü. 

A Planı: Kurultay

Terkoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“CHP’de yeni parti mi dediğinde hiç kimse böyle bir şey söylemiyor. Hayır, CHP'liyiz diyor. Bu da siyasetin doğası. Zaten kulis gazeteciliği bunun için var. Ama açıkçası Özgür Özel'le birlikte olan, Ekrem İmamoğlu ile birlikte olan siyasetçilerin tamamının aklında bir B planı hatta C planı da var. Nedir? Önce A planını söyleyelim. A planı şu: Şu anki oluşan durumu CHP içinde aşmaya çalışmak. Delege sayısının yarısının bir fazlasını toplayarak CHP'yi seçimli kurultaya götürmeye zorlamak.

Bayramdan sonra notere gidilerek ilk imzanın toplanmasıyla başlanacak. Ama buna bir son tarih, son kullanma verilmiş. Çünkü Türkiye hepimizin bildiği gibi en geç 2027 Kasım ayında seçime gidecek. Ve baskın seçim senaryoları da konuşuluyor. Yani bu daha da erkene çekilebilir durumda. O yüzden CHP içinde mücadelenin bir son tarihinin kafaları da koyulmuş durumda. Bu gerçekleşmezse Özgür Özel yönetimi tarafından Kemal Kılıçdaroğlu'nun şu anda CHP liderliğinde olmuş olduğu durum kurultaya götürülemezse B ve C planı.

B Planı: Başka partiye geçmek

B planı nedir? Aslında yeni parti ama bu konuda dün konuştuğum isimler bir B planından bahsettiler. Acaba yeni bir parti ismi her şeyle baştan kurmaktansa kurulan partilerden halihazırda Yüksek Seçim Kurulu’nun önünde 40'ın üzerinde seçime girme yeterliliğine zaten sahip olan yani bugün yarın sabah seçim kararı alınsa hemen girebilecek durumda olan. Bunun için örgüt bazı teşkilatlarda örgütlenme veya idari anlamda yeterliliği sağlama gerekiyor.

Acaba çok çabuk bir şekilde seçime girme yeterliliğe bir sahip bir parti için de bu yapılabilir. Mesela Demokrat Parti adı geçiyor. Mesela Demokrat Parti; yani seçmende kemik bir ideolojiye belki tarihi itibariyle böyle sahip ama sahip olmayan bir parti olabilir. Türkiye İşçi Partisi olabilir mi dediler ama Türkiye İşçi Partisi'nin kendisine ait bir yolu var ama Demokrat Parti bir anlamda son dönemde CHP ile bir ittifak partisi haline de gelmiş durumda. B planı bu.

C Planı: Yeni parti

C planı ise yeni ismi, logosu, her şeyiyle sıfır kilometre bir parti kurmak. Üç plan şu an masada ama mikrofon uzatıldığında herkes A planını yani CHP içinde kalarak mücadele edeceğiz kısmını söylüyor. Açık söyleyeyim. A planı denilen plan için eğer Kemal Kılıçdaroğlu 45 gün içinde kurultaya gitmeyi düşünseydi eğer kendisine mahkeme kararıyla verilmiş olan bu görevi hayır ben bunu reddediyorum hemen kurultaya gidelim Özgür Özel vereceğim diye bir fikri olsaydı, hiç bunlar yaşanmazdı zaten.

Aşağı yukarı tablo çok açık. Şu anda Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi CHP'yi böyle bir 45 gün veya çok daha belki buna yakın bir zaman diliminde kurultaya götürmemek üzerine geldi.

Kemal Kılıçdarğlu'nun söylediği ‘arınma’ lafı da bir siyasi tasfiye mesajı içeriyor. Belli ki bu tasfiyeyi gerçekleştirdikten sonra kurultaya gitmeyi vaad ediyor, Kılıçdaroğlu yönetimi. O yüzden ben A planının bir anlamda Özgür Özel yönetiminin ‘uğraştık, denedik ama olmadı’ diyeceği bir plan olduğunu düşünüyorum.”