Çalışma hayatının uzman ismi İsa Karakaş emekliye 42 bin TL maaşın formülünü verdi
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone OlTürkiye'de yaşam başta emekli ve asgari ücretliler için her geçen gün daha da zorlaşırken, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş, iktidarın emeklilik sistemiyle ilgili yapacağı düzenlemeyi işaret ederek emekliye 42 bin TL maaşın formülünü verdi.
Türkiye'de her gün yağmur gibi yağan zamlar, yüksek enflasyon ve gelir adaletsizliği en çok emeklileri ve asgari ücretli çalışanları vururken 2026 yılı için yüzde 27 zam oranı ve 5 bin 971 TL 60 kuruşluk zamla net 28 bin 75 TL 60 Kuruş olarak açıklanan asgari ücret de, 20 bin TL'ye yükseltilen en düşük emekli maaşının da Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı Ocak 2026 resmi enflasyon rakamları karşısında hesaplara yatar yatmaz eridiği gözler önüne serilmişti.
Asgari ücretli çalışanlar "ara zam olur mu" sorusuna yanıt ararken, milyonlarca emekli de AK Parti'nin emeklilik sistemiyle ilgili yapacağı yeni düzenlemenin ayrıntılarını bekler oldu.
İktidarın asgari ücret için bir ara zam formülü üzerinde çalışıp çalışmadığı henüz belli değilken, emeklilik sisteminde köklü bir değişiklik hazırlığı olduğu AK Parti'nin ekonomi kurmayları tarafından açıklanmıştı.
Hatta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bu hazırlık için bir de komisyon kurulduğu ilan edilmişti.
Milyonlarca emekli bu komisyondan gelecek haberi beklerken SGK Başuzmanı İsa Karakaş'tan dikkat çeken bir açıklama geldi.
Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş milyonlarca emeklinin aklındaki intibak ve seyyanen zam konularına değinerek dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
TGRT Haber yayınında konuşan SGK Başuzmanı İsa Karakaş şu ifadeleri kullandı:
"Makas daraldı. En düşük, en düşük diye diye bu sistem infilak edecek diyoruz. Adaletsizliğe yol açıyorsunuz diyorsunuz. Ve dolayısıyla istatistiki rakamlara baktığımız zaman bu en düşük meselesi aslında 2019 yılında 800 bin kişiyi etkiliyordu. Bakın 800.000 kişi. 2025 yılına geldiğimiz zaman 5 milyona çıktı. Dolayısıyla makas gittikçe daralıyor ve vatandaşın yakınması da haklı. Ya 10000 gün prim ödedim diğeri 3600 gün... Gittikçe makas daraldı ve sistem artık işin içinden çıkılmaz hale geldi için... Dolayısıyla artık ne oldu burada? Masaya yatırıldı ve komisyon kuruldu. Bu çok sevinçli, güzel bir haber. Şimdi, şu andaki yapılan çalışmaları Ankara'dan takip ediyoruz. Ankara'da anlık olarak takip ediyoruz bütün gelişmeleri. Bir bürokrat olarak, eski bir SGK Çalışma Bakanlığı çalışanı olarak. Şimdi baktığımız zaman odaklanan kısım bu kök maaş meselesini artık rafa kaldırmak zorunda kalıyorlar. Neden kaldırmak zorunda kalıyorlar? Şimdi herkesi aynı kefeye koyduğun zaman 3600 gün prim ödeyenle 9.000 gün prim ödeyene aynı maaşı veriyorsun. Dolayısıyla senin cebinden çıkan para yani devlette iki kat üç kat cebinden prim ödemişsin, vergi ödemişsin, diğeri senin 4'te biri 5'te biri ödemiş, aynı kefeye koymak sosyal sigorta tekniğiyle bağdaşmıyor. Sistemin geleceği tehlikeye girdi. Bunu da nitekim görmeye başladılar.
Şimdi bununla ilgili artık bundan sonra kök maaş meselesinden ziyade yani maaş odaklı bir sistemden gelir ve ihtiyaç odaklı bir sisteme geçiliyor. Şöyle yapılacak; yani şimdi siz diyelim ki emeklisiniz, maaşınız işte 5.000 liradır kök, 10.000 liradır, 15.000 liradır, 20.000 lira... Bundan ziyade bütün hanenin içindeki gelirinize bakılacak. Her hanenin geliri ve ihtiyaçları farklıdır. İşte çocukları olan ailenin durumu farklıdır, eğitim giderleri vardır çocukları olan, evi olmayan emekli vardır, dolayısıyla kira gideri vardır. Yani 20.000 TL almış olsa bile aldığı 20.000 lirayı kiraya veren var, vermeyen var. Çocuklarını okutan var, okutmayanlar var. Dolayısıyla bütün bunların hepsi göz önünde bulundurup mevcut SGK'nın bağlamış olduğu maaşa devlet yardımda bulunacak. İkincisi dağınıklıklar gidilecek. Yani şu anda dağınık bir yapı var. Muhtaç durumdaki vatandaş ne yapıyor? Belediyelerden yardım alıyor, işte devletten alıyor, sosyal yardımlaşmadan alıyor. Ama netice itibarıyla bir vatandaş 5-6 yerden sosyal yardım alıyor, birileri de muhtaç olduğu halde hiç almıyor. Neden? Çünkü dağınık bir yapı olduğu için kimin nerelerden aldığını göremiyoruz. Bütün bu dağınık yapının tek çatı altında birleştirilip sosyal yardımlarla desteklenmesi öngörülüyor. Yine sosyal yardımlaşma dayanışmaya baktığınız zaman işte çeşitli gıda yardımları yapıyor. Böyle ayni olarak bir sürü yardımlar yapıyor. Ramazan geldi işte bilmem Ramazan kolisi, şunu falan yapıyorlar. Ama ihtiyaç ne yapıyoruz? Mesela diyelim ki makarna verdin, aile makarna kullanmıyor. Ne oldu? Çöpe mi gitsin? Ya da çayı kullanmıyor şunu kullanmıyor. Bunun yerine önemli nakdi ödemelerin verilmesi öngörülüyor. Yani özetle evdeki hane durumu göz önünde bulunduruluyor ve bütün yardımların ayni yerine nakdi olarak tek elden verilmesi öngörülüyor.
Sistem birdenbire oturmaz, birdenbire olmaz. Ben sosyal güvenlik sisteminin içinden gelen bir insanım. Şimdi bunun olması için bizim söylediğimiz aslında reçete bellidir. Sadece sosyal yardımlarla bu şekilde yapmayla emekli memnun olmaz. 17 milyon emekli var. Ödenen prime göre olması gerekiyor. Geldiğimiz noktada hep en düşük diyoruz. Ben en düşük emekli maaşına karşı değilim. Olsun 30.000 TL, 40.000 lira ne kadar olursa olsun destekliyoruz. Ancak çok yüksek prim ödeyenlere de aynı şekilde ödemeleri yapmamız lazım. Onları cezalandırmamız lazım. Bizim itirazımız bu noktada. Sistemin düzelmesi bellidir. Neden bellidir? Sosyal güvenlik sistemi içindeki bürokratlar zaten biliyorum, bunu zaten söylüyor. Nasıl düzelir? Bir; emekli olanlarla ilgili bir intibak yapacaksın. 2000 yılı öncesi emeklilerle ilgili devlet ne yaptı? İntibak yaptı. Milyonlarca emeklinin maaşı arttı. Dolayısıyla aynı primi ödeyenlere aynı maaş ödendi. 2000 yılı sonrası için de yapılması gerekiyor. Halen yapılmadı. Dolayısıyla bu intibak meselesi olduğu takdirde maaş adaletsizliği çalışan emekliler için giderilmiş olur. Ama bu intibak meselesi böyle bir komisyon oturayım da böyle şunu yapayım da böyle hemen anında bitecek bir olay değil. Uzun çalışma gerektirir.
İki; en düşük emeklilere ne oldu? Devletten %100'ün üzerinde alanlar var. %50, %25 oldu ama cebinden onların 3-5 katı, 10 katı prim ödemiş ya, yani o prim dediğin cepten giden, cüzdandan giden bir paradır yani. Onun yanında vergi de ödüyorsunuz. Dolayısıyla seyyanen zam, son bir kez bir seyyanen zam verilmesi lazım. Şu anda komisyonun yapacağı birinci öncelik şudur; seyyanen zam ne kadar biliyor musun şu anda, 8.077 lirayla başladı, bugün 22.000 TL'yi geçti. Şimdi bakın bugün itibarıyla 22.000 TL'lik seyyanen zammı bütün emeklilere verdiğin zaman en düşük emekli maaşı 42.000 TL olur. Maaşı 30.000 olan 52.000 TL olur. Maaşı 40.000 olan 62.000 TL olur. Ve bunu son kez verdikten sonra aynen senin de söylediğin üzere prime göre artık enflasyon neyse buna göre yaptığın zaman bütün emekliler memnun olur. Yoksa sadece böyle sosyal yardımla şununla bununla düzelmez bu iş"
Bu Haberleri Kaçırma...
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Ol